15 Eylül 2013 Pazar

Kitabin Mestur ve Elbeyt'ül Ma'mur

Yazımıza başlık olarak seçmiş olduğumuz terimler Tur suresi ilk ayetlerinde geçmektedir. "Kitabin mestur" terkibi ile kastedilenin ne olduğu konusunda tefsir kitaplarında 1- Musa'ya verilen kitap, 2- Levhi Mahfuz, 3- Kur'an ,4- Amel defterleri gibi farklı görüşlere rastlanmaktadır. Ayette geçen "Mestur" kelimesinin diğer ayetlerde de geçmesi bize "Kitabin Mestur" terkibi ile neyin kastedildiği konusunda bilgi sahibi olmamıza yardımcı olacaktır.

"Esseteru " veya" Essetru" kelimesi, kitab veya yazıdan ,dikilmiş ağaçlardan veya ayakta duran bir topluluktan meydana gelen bir sıra veya dizi anlamına gelir. 
"Satere fülanun keza" (filan kişi şöyle bir şeyi satır satır yazdı) . (el müfredat)  

Bu kelimenin geçmiş olduğu diğer ayetler şu şekildedir.

[068.001]  Nûn, Kaleme ve yazdıklarına andolsun.
[017.058]  Kıyamet gününden önce ortadan kaldırmayacağımız veya çetin azaba uğratmayacağımız bir şehir yoktur. Bu, Kitap'da yazılıdır.
[033.006]  Müminlerin, Peygamberi kendi nefislerinden çok sevmeleri gerekir; onun eşleri onların anneleridir; akraba olanlar, miras hususunda, Allah'ın Kitap'ında birbirlerine müminler ve muhacirlerden daha yakındırlar. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bu Kitap'ta yazılı bulunmaktadır.
[052.002]  Satır satır dizilmiş kitaba;
[054.052-3]  Onların yaptıkları her şey, defterlerde kayıtlıdır. Küçük, büyük her şey, satır satır yazılıdır.  

"Satera" kelimesinden türemiş olan bir terkib olan " esatir " kelimesi yine sözlük anlamına uygun olan "ayakta duran bir topluluktan meydana gelen sıra" anlamında "esatirul evvelin" terkibinde yani eskilerin masalları anlamında (6.25/ 8.31/16.24/23.83/25.5/27.68/46.17/68.15/83.13) ayetlerinde 9. yerde geçmektedir.   

İsra s. 58. de ve Ahzab s. 6. ayetlerinde bu terkip "Levhi Mahfuz" olarak tabir edilen Allah cc nin ilmi, Kamer s 52.53. ayetlerinde insanların yapmış olduğu işlerin kayıtlandığı amel defteri anlamında kullanılmaktadır. Dikkat edilecek olursa Kur'anda kullanılan bir kelime kullanılmış olduğu cümle içinde anlam kazanmaktadır. "Mestur Kitab" tabirine tek bir anlam olarak levhi mahfuz anlamı yüklesek, Kamer s.52-53. ile , veya amel defterleri anlamı yüklesek, İsra s. 58 ve Ahzab s. 6. ayeti ile uyum sağlamayacaktır.

Tur s. 2.3. deki" Yayılmış ince deri üzerine, satır satır yazılmış kitaba," mealindeki ayete gelince, bu ayet ile kastedilenin kur'an olduğu hususunda bazı düşüncelerde mevcuttur. 3. ayette geçen "menşur" (yayılmış) kelimesinin yine diğer ayetlerde geçişlerine baktığımız zaman bize ayette kastedilenin ne  olduğu konusunda fikir verebilir.

[081.010]  (Amellerin yazılı olduğu) defterler açıldığında,
[017.013-14] Biz, her insanın kuşunu (işlediklerini, yaptıklarını) kendi boynuna doladık, kıyamet gününde onun için açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.«Kitabını oku, bugün, hesap görücü olarak sen kendine yetersin.»

Ayette geçen "Rakkin Menşur" şeklindeki tabirin "yayılmış ince deri" şeklinde zikredilmesi ile kastedilenin Kur'an değil teşbihi bir anlatım olarak yani "eliniz ile yazdığınız kitaplar gibi gerçek" şeklinde bir anlatım olmasından kinaye olarak  kıyamet günü herkesin yaptıklarının karşılığını görmek için önünde bulacağı amel defterlerinin zikredilmiş olmasının daha uygun olduğunu düşünmekteyiz.

                                                        ELBEYT'ÜL MA'MUR

Tur s. 4. ayetinde geçen bu terkib ile ilgili olarak tefsirlerde 1-Kabe , 2- Gökte arşın yanında  olan  meleklerin tavaf ettikleri bir yapıdır şeklinde izahlarda bulunulmuştur. Elbeytül ma'mur ile tabir edilen mekanın Kabe yani "Beytullah" olmasının daha doğru bir yaklaşım olduğunu düşünmekteyiz. 

[002.127]  Ve o zaman ki, İbrahim Beyt'in temellerini yükseltiyordu. İsmail ile birlikte şöyle dua ettiler: «Ey Rabbimiz, bizden kabul buyur. Çünkü daima işiten, daima bilen Sensin ancak Sen!
[003.096]  Gerçek şu ki, insanlar için ilk kurulan Ev, Bekke (Mekke) de, o, kutlu ve bütün insanlar (alemler) için hidayet olan (Kâbe) dir.
[022.026]  Hem unutma o vakti ki o beytin yerini İbrahime şöyle diye hazırlamıştık: sakın bana hiç bir şey şirk koşma, ve beytimi dolaşanlar ve duranlar ve ruküa sücude varanlar için tertemiz et
[022.029]  Sonra kirlerini gidersinler; adaklarını yerine getirsinler ve o Eski Ev'i (Kâbe'yi) tavaf etsinler.
[022.033]  Onlarda (kurbanlık hayvanlarda veya hac fiillerinde) sizin için belli bir süreye kadar birtakım yararlar vardır. Sonra bunların varacakları (biteceği) yer, Eski Ev'e (Kâbe'ye) kadardır.
[106.003]  Hiç olmazsa onun için kulluk etsinler rabbine bu Beytin

"Elbeyt" kelimesinin Mekke de bulunan ve insanlar için kurulmuş olan Kabe için kullanılması Tur s. 4. ayetindeki " Elbeyt'ül Ma'mur" terkibinin mekke deki kabe için kullanılmış olmasını ve orayı işaret etmesini daha doğru bir yaklaşım olarak görmekteyiz.     

"Elbeyt'ül ma'mur" terkibinin arşın yanında bulunan ve meleklerin secde ettikleri bir ev olduğu hatta bu evin adının İsra s. 1 deki "El Mescidil Aksa" olduğu şeklindeki yaklaşımın doğru bir yaklaşım olmadığını düşünmekteyiz şöyle ki; öncelikle bu iddianın Kur'ani bir dayanağı yoktur.  

[039.075]  Melekleri, arşın etrafını çevirmiş oldukları halde, Rablerini hamd ile överken görürsün. Artık insanların aralarında adaletle hüküm olunmuştur. «Övgü, Alemlerin Rabbi olan Allah içindir» denir.
[040.007]  Arşı yüklenen ve çevresinde bulunanlar, Rablerini överek tesbih ederler; O'na inanırlar. Müminler için: «Rabbimiz! İlmin ve rahmetin herşeyi içine almıştır. Tevbe edip Senin yoluna uyanları bağışla; onları cehennemin azabından koru» diye bağışlanma dilerler.

Vermiş olduğumuz ayetler meleklerin arş'ın harici bir yerde değil arş'ın etrafında bu işi yaptıkları beyan edilmekte olup arşın harici bir mekanda secde ettiklerine dair Kur'anda bir delil bulunmamaktadır.

                                          EN DOĞRUSUNU ALLAH CC BİLİR. 


2 yorum:

  1. Beytul-ma'mur, dünya olsa gerek. Ma'mur yaşanılan, içinde hayat olan yerdir. Arkasındanda seqful-marfû' zikrediliyor ki o da gök kubbedir. Böylece dünya ve onun üzerindeki gök kubbesine dikkatler çekiliyor.

    YanıtlayınSil
  2. kuran ı kerim hakkında veya ayetlerle ilgili yapılan hertürlü(ticari hariç)yorumları seviyorum.rabbimiz MAİDE 3 ayetinde nimetini tamamladığını söyler ,o halde bu din bu kitap inananlar için bir nimettir ,vede elbette nimet olmalıdır.haa bu nasıl olmalı elbette kişi inandığı kitabı amelleriyle fikirlerini buluşturmalı ve kitabının fikirlerini rehber edinmelidir...rabbimiz ZUHRUF 44 de rabbimiz bu senin ve kavmin için öğüttür ve hepiniz bu kitaptan sorumlu tutulucaksınız diyor..mümin rabbinin sözünü dinliyip yolun da giden kişidir...müminlere...kitabına sahip çıkanlara selam olsun..

    YanıtlayınSil