20 Mart 2012 Salı

Kur'an Kıssalarında Ölümden Sonra Dirilişin Provaları

Kur'anın insanlara verdiği tek mesaj nedir ? diye sorulacak olsa cevabımız herhalde ölümden sonra tekrar diriliş olacaktır. Çünkü insan dünyada geçici bir hayat sürmekte olup asıl ebedi olan yurt ahirettir. Allah cc kullarına resulleri vasıtasıyla gönderdiği kitaplarla kullarını ahiret için dünyada salih ameller yapmalarını emretmiştir. Kur'an son vahiy olması itibari ile bu kitap'da kendisinden önceki gelen kitaplarda olduğu gibi insanları ebedi olan ahiret yurduna hazırlıklı olmaları için yalnız Allah cc den başkasına kulluk etmemeleri ile ilgili mesajları kapsamaktadır. 


Ölümden sonra diriliş haberini getiren resuller bu haberi kavimlerine ulaştırdığı zaman alay ve inkarcı tavırlar ile karşı karşıya gelmişlerdir. "Biz öldüğümüz toprak olduğumuz zamanmı dirilecekmişiz", "bu çürümüş kemiklere kim hayat verecek" sözleri bu inkarcıların bizlere aktarılan sözleridir. Bu sözler tıpkı ataları gibi bugünkü inkarcıların ve kıyamete kadar gelecek diğer inkarcıların tekrarladıkları ve tekrarlayacakları sözlerdir.  


Bilindiği üzere son vahiy olan kur'an kıssa yollu anlatım tarzı ile bizlere geçmişlerin örneklerini sergilemektedir, bu sergilemedeki amaç gelen vahyi kabul veya red edenlerin kendilerine uygun mesajı almaları ve vahyin yaşanırlılığı hakkında canlı örnekler sunmaktır. Muhammed sav öncesi gelen resullerin kavimleride bu resullerin getirdiği ölümden sonra diriliş haberini red etmişlerdir. Muhammed sav e indirilen kur'an daki bir kısım kıssa ve mesellerin ortak mesajı ölümden sonra dirilişin haberidir. Bu haber sadece yazılı ayet şeklinde  değil "görsel ayet" dediğimiz canlı olarak muhataplarına göstermek sureti ile verilmiştir. "Ölümden sonra diriliş" haberine  iman etmek gerçekten kabullenmesi zor bir haberdir. Bizler "teslim olanlar" dan olmamız hasebi ile bu habere hiç bir şekilde şüphe etmeden iman ettik. Bu haberin doğrulanması labaratuar şartlarında mümkün olan bir haber değildir. Rabbimiz kevni ayetlere işaret ederek "yağmur nasıl  kuru bir toprağı ölümünden sonra diriltirse  ölüleride böyle diriltir" mealindeki ayetlerde gören gözler için gerekli işaretleri göstermiştir.  


Dolaylı olarak gösterilen ayetlerin yanında bazı kıssalarda bu haber dünya gözü ile muhataplarına gösterilmiş ve bu konuda şüpheye hiçbir şekilde şüpheye mahal bırakılmamıştır. Ancak kıssalarda verilen bu mesajlar " kıssa içinde dönüp dolaşmak" metodu ile okunduğu için " acaba olmuşmu?" şeklindeki sorularla,  veya israilayyat ile doldurularak ana mesaj anlaşılamamıştır. Ölümde sonra dirilişin dünyadaki provası şeklinde anlaşıması mümkün olan ayetleri sıralayarak bu ayetler üzerinde bir tefekkür denemesi yapmaya çalışalım.   


                      *****************************************


"Ya Musa! Allah'ı apaçık görmedikçe sana inanmayacağız» demiştiniz de gözleriniz göre göre sizi yıldırım çarpmıştı.Ölümünüzden sonra, şükredesiniz diye sizi tekrar diriltmiştik."Bakara suresi 55-56. ayetlerinde anlatılan bu olay israiloğullarının Allahı apaçık görmek istemeleri üzerine meydana gelmiş bir olaydır. Dikkat edersek burada iki yönlü bir mesaj verilmektedir. İsrailoğullarının bu isteklerinden önce musa as ın bu şekilde bir isteğinin olduğunu araf suresi 143. ayetinde görmekteyiz, musa as ın bu isteği geri çevrilmiş ve bu isteğinin yanlış olduğunu anlayan musa as tevbe etmişti. İnanan kalplere çok açık bir mesaj niteliği taşıyan Allah cc nin açıkça görülmesinin mümkün olmayacağı, maalesef islam itikadında bir tartışma konusu haline gelmiştir. Bakara s.55. ve 56. ayetlerde iki yönlü bir mesaj verildiğini belirtmiştik. ilk olarak Allah cc nin apaçık olarak görülmek istenmesine karşılık "ad" ve "semud" kavimlerinin helakına benzer bir helak ile (essaika 51/44) cezalandırılan israiloğulları yeniden diriltilmişlerdir. Allah cc nin apaçık bir gözle görülen bu kudreti israiloğullarının isteklerinin hem cezası hemde cevabı olarak anlaşılabilir. Bu helak neticesinde Allah cc nin gücü ve kudreti onu göz ile görmek isteyen israiloğullarına bir cevap olmuştur.Bize mesaj veren yönü ise onların yeniden diriltilmeleri kıyamet sonrası yeniden dirilişin dünya hayatındaki bir nevi provasının yapılarak kur'anın verdiği en önemli haberin yaşayanlar için yaşadıkları hayat içinde ibret almalarını sağlamasıdır.


                       *******************************************


"Yahut altı üstüne gelmiş bir kasabaya uğrayan kimseyi görmedin mi? «Allah burayı ölümünden sonra acaba nasıl diriltecek?» dedi. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl ölü bıraktı, sonra diriltti, «Ne kadar kaldın?» dedi, «Bir gün veya bir günden az kaldım» dedi, «Hayır yüz yıl kaldın, yiyeceğine içeceğine bak, bozulmamış; eşeğine bak ve hem seni insanlar için bir ibret kılacağız, kemiklere bak, onları nasıl birleştirip, sonra onlara et giydiriyoruz» dedi; bu ona apaçık belli olunca, «Artık Allah'ın her şeye Kadir olduğuna inanmış bulunuyorum» dedi."
Bakara suresi 259. ayetinde bizlere herhangi bir şahıs bilgisi verilmeden helak olmuş bir kasabaya uğrayıp " burası nasıl dirilir?" şeklinde bir soru soran kişinin o kasabanın nasıl dirileceği o kulun üzerinden kur'an muhataplarına " görsel ayet" olarak gösterilmektedir. Klasik tefsir kitaplarında bu şahsın kimliği hakkında herhangi bir bilgi verilmemesine rağmen şahsın kimliği etrafında dönüp dolaşılmış verilmek istenen ana mesaj hatırlanmamıştır. Modernist anlayışta geleneksel anlayışın doğrultusunda giderek "kıssa içinde dönüp dolaşma" metodu ile bu olayın gerçek olup olmaması hakkında "bu insanla Allah nasıl konuşur?" , " sünnetullaha aykırıdır" gibi konuşmalarla kıssanın vermek mesajı öteleme yoluna gitmişlerdir. Burada asıl verilmek istenen mesaj yeniden diriliş hakkında herhangi bir şüphe içinde olan kişiye bu şüphesini  izale etmeye yönelik bir mesajdır. O şahıs ayetin son cümlesi olan " «Artık Allah'ın her şeye Kadir olduğuna inanmış bulunuyorum" şeklindeki söz yerine "benim bu kadar ölü kalmam mümkün değil", " yiyecek içecek bozulmadan bu kadar durmaz sünnetulaha aykırıdır", " ölü bir eşek dünyada iken nasıl dirilir?" gibi itirazda bulunmadan teslim olmuştur. Bu kıssa veya meselden bizlerin alması gereken hisse, Alla cc nin " ölümden sonra diriliş" iddiasının dünyada gösterilmiş bir ispatıdır.  


"Biz bu olay olduğu zaman onların yanında değildikki bunun gerçekliliğini nasıl kabul edebiliriz?" şeklinde sorulabilecek bir soruya, kur'anın bize verdiği bir habere gözümüz ile şahidmişiz ve orada imişiz gibi iman etmemiz gerektiğini hatırlalatarak cevap verebiliriz. Kur'anın pek çok yerinde kıssalar ile ilgili bilgi verilirken , "sen bunlar olurken onların yanında değildin " mealinde ayetlerle karşılaşırız(12-102, 28-44-46) kur'anın verdiği bir haberi önceden bilmeyip onun haber vermesi sayesinde öğrenen muhammed sav ve biz o kitabın iman edenleri nasılki o haberlere iman ediyorsak sanki o yıkılmış kasabaya eşeği ile uğrayan adamın yanında imişiz gibi bu habere "aynel yakin" yani gözle görmüş gibi iman etmemiz gerekir. Yani bu ayeti  okuyan her mü'min olayı gözü ile görüp yaşarcasına düşünüp o şekilde tefekkür etmelidir.  


                            *****************************************  


" İbrahim: «Rabbim! Ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster» dediğinde, «İnanmıyor musun?» deyince de, «Hayır öyle değil, fakat kalbim iyice kansın» demişti. «Öyleyse dört çeşit kuş al, onları kendine alıştır, sonra onları parçalayıp her dağın üzerine bir parça koy, sonra onları çağır; koşarak sana gelirler. O halde Allah'ın güçlü ve Hakim olduğunu bil» demişti.
Bakara suresinin 260. ayeti olan bu ayette ibrahim as ın bir isteği üzerine bize yeniden dirilişin dünya gözü ile bir provası gösterilmektedir. 258. ayette zalim hükümdara " benim rabbim öldürür ve diriltir" şeklinde meydan okuyarak bu konudaki mutmainliğinden şüphe olmayan ibrahim as ın bu kıssası üzerinden sonraki gelenlere görsel bir mesaj verilmektedir. Klasik tefsir kitaplarına baktığımız zaman yine verilmek istenen mesajdan uzak olarak kuşların ne cins oldukları ( karga, güvercin,tavus,kerkenez,horoz vs) üzerinde tartışılmış sonra o kuşları kestikten sonra bıraktığı dağların nerde oldukları tartışılmış ve asıl mesaj yine ötelenmiştir. Modernist anlayış ise yine klasik tefsirciler ile kolkola yürüyerek olayın olup olmaması hakkında tartışmalarla mesajı öteleme hususunda birliktelik arzetmektedirler. Ayette  Allah cc ile ibrahim as ın nasıl bu şekilde konuşabileceği üzerinden olayın gerçek olup olmadığı tartışılmaktadır.Biz bu konuşmanın ne şekilde olduğundan ziyade verilmek istenen mesajı anlamak durumundayız. Sinema veya tiyatro gibi bir görsel sanat eserini izlediğimiz zaman oyuncuların gerçek kimliği bizler için ikinci plana aitilerek o oyuncuların vermek istediği mesajı anlamaya çalışırız. Kur'an kıssalarınıda bu tarz bir okuma metodu içinde anlamaya çalıştığımız zaman ikinci planda kalması gereken meseleler yerine ana mesaj öne çıkacaktır. Bu kıssadada ibrahim as üzerinden Allah cc nin ölüleri nasıl dirilttiği bizlere dünya gözü ile bir diriliş provası olarak anlatılmaktadır.


                               ********************************************


" Sığırın bir parçasıyla ona vurun» dedik. İşte böylece Allah ölüleri diriltir ve aklınızı kullanasınız diye size ayetlerini gösterir." Bakara suresinin 73. ayeti olan bu ayetten önce 67. ayetten itibaren israiloğullarına musa as tarafından Allah cc nin bir inek kesme emri iletilir ve bu emre karşı olanca güçleriyle işi yokuşa sürdükten sonra ineği keserler ve 73. ayette kesilen hayvanın bir parçası ile ölü bir kimseye vurulması emredilir ve " İşte böylece Allah ölüleri diriltir ve aklınızı kullanasınız diye size ayetlerini gösterir." bakara kıssası olarak bilinen bu kıssada birden fazla mesaj verilmesine rağmen kıssanın en önemli mesajı ölümden sonra dirilişin dünya hayatında bir provasının israiloğullarına ve sonradan gelenlere gösterilmesidir. Modernist zihniyet bu ayetleride maalesef  kelimeleri yerinden oynatmak sureti ile tahrife varan yorumlarla asıl mesajı anlamama etrafında bir düşünce geliştirmeye çalışmıştır.(tebyin'ül kur'andan tahriful kur'an örnekleri 7 bakara kıssası isimli yazımız buna örnektir). 74. ayette " Sonra kalbleriniz yine katılaştı, taş gibi, hatta daha da katı oldu. Nitekim taşlar arasında kendisinden ırmaklar fışkıran vardır; yarılıp su çıkan vardır; Allah korkusundan yuvarlananlar vardır. Allah yaptıklarınızı bilmez değildir." buyurulması bu olayın insanların kalplerinin yumuşamasını gerektirecek önemli bir olay olduğu vurgusu yapılmasına rağmen olay sıradanlaştırılmaya çalışılmıştır. Dünya hayatı içinde yeniden dirilişin provası mahiyetinde gösterilen bu olay hakkında şüpheler ortaya atanların kıyamet sonrası yeniden dirilişe iman etmeleri bir çelişkidir. "Kıssa içinde dönüp dolaşmak" mantığı içinde okunmaya çalışılan kıssaların hisse almaya yönelik mesajlarının anlaşılamayacağı ortadadır.

                         *************************************

-----3.049 O, İsrailoğullarına bir elçi olacak (ve onlara şöyle diyecek:) Size Rabbinizden bir mucize getirdim: Size çamurdan bir kuş sureti yapar, ona üflerim ve Allah'ın izni ile o kuş oluverir. Yine Allah'ın izni ile körü ve alacalıyı iyileştirir, ölüleri diriltirim. Ayrıca evlerinizde ne yeyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer inanan kimseler iseniz, bunda sizin için bir ibret vardır.
-----5.110 Allah, «Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve anana olan nimetimi an» demişti, «Seni Ruhul Kudüs ile desteklemiştim; beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun; sana Kitap'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. Sen iznimle, çamurdan kuş gibi bir şey yapmış ona üflemiştin de iznimle kuş olmuştu; anadan doğma körü, alacalıyı iznimle iyi etmiştin. Ölüleri iznimle diriltiyordun. İsrailoğullarına belgelerle geldiğinde, onlardan inkar edenler, 'Bu apaçık bir büyüdür' demişlerdi de Ben onların sana zarar vermelerini önlemiştim.»
Al-i imran s. 49. ve maide s. 110. ayetlerinde isa as ın Allah cc nin izni ile çamurdan kuş suretine hayat verdiği ve ölüleri dirilttiği bildirilmektedir. Ölüleri diriltmesi konusu yine modernist anlayış tarafından sünnetullah gerekçe gösterilerek bunun mümkün olmadığı ölüleri diriltme konusunun mecazi olarak anlaşılması gerektiği yolunda düşünceler ortaya atılmıştır. Ancak olayı yeniden dirilme haberinin Allah cc nin kullarına olan rahmeti ve merhameti gereği olarak, dünya gözü ile provasının gösterilmesi açısından bakıldığı zaman ve resullerin getirdikleri en önemli haber olması itibari ile ibrahim , musa ve isa  sav lerin kavimlerinin şahsında sonradan gelecekler için en büyük bir ibret vesikası olması olarak bakılabilir.  


                               ************************************** 
 " Böylece kendilerini haberdar ettik ki, Allah'ın va'dinin hak olduğunu ve kıyamet gününün şüphesiz bulunduğunu bilsinler. O sırada kavimleri kendi aralarında bunların olayını tartışıyorlardı. Bunun üzerine dediler ki: «Üstlerine bir bina yapın; Rableri onları daha iyi bilir!» Düşmanlarına karşı galip gelenler: «Biz muhakkak bunların üzerine bir mescit yaparız.» dediler."
Kehf suresi 21. ayeti olan bu ayet "ashabı kehf" kıssası ile ilgilidir . 12. ayette " Sonra da iki guruptan hangisinin kaldıkları müddeti daha iyi hesap edeceğini görelim diye onları uyandırdık." ve 19. ayette "Birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık." mealindeki ayetlerdeki ashabı kehf'in kıssasının anlatılmasından alınacak hisselerden bir tanesi olarak yeniden dirilmenin dünya hayatında gözle ile gösterilmesi bir çeşit yeniden diriliş provasıdır. Müşrik olan kavimlerini terk ederek mağaraya sığınan gençler 309 yıl uyutulduktan sonra tekrar diriltilerek(baasnahum)kendi kavimlerine ve sonradan gelenlere ibret vesikası olarak en büyük haber olan ölümden sonra dirilişin dünya gözü ile bir nevi provasının yapılmasıdır.      


Sonuç olarak, kur'anın ve kendinden önce gelen kitapların en önemi haberi olan " yeniden diriliş" haberi kıyamet gününden önce dünya gözü ile Allah cc nin biz kullarına olan rahmet ve merhametinin bir göstergesi olarak resullerin ve kavimlerinin şahsında bizlere bir prova mahiyetinde gösterilmiştir. Allah cc bu en büyük haberini isbat sadedinde dünya hayatında kullarına canlı olarak ve inkar edenler için yol yakınken dönmelerini sağlamak amacı ile bize kur'anda kıssa şeklinde bildirilmiştir. Kıssa yollu anlatımlarda birden fazla alınması gereken mesajlar olduğu muhakkaktır . "ashabı kehf" kıssasında verilmek istenen mesajardan bir taneside ölümden sonra dirilişin gerçek olduğu mesajıdır. Musa as ın kıssası içinde anlatılan israiloğullarının Allah cc yi açıktan görmek istekleri ve bakara kıssasındaki anlatımlarda verilmek istenen mesajlardan bir taneside ölümden sonra diriliş haberinin dünya gözü ile provasının yapılmasıdır. İsa as ın kıssası içinde yine aynı şekilde Allah cc nin yeniden diriltmesinin dünya gözü ile bir provasını görmekteyiz. Kur'anın bizlere geçmiş olanlardan verdiği bu örnekler kur'ana iman etmemizin bir gereği olarak bizimde geçmişte anlatılan olaylara bugün gözle şahid  imişiz gibi iman etmemizi gerektirir. 


                     EN DOĞRUSUNU ALLAH CC BİLİR.


                               

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme