7 Ocak 2012 Cumartesi

İbrahim a.s Kıssası (1)

İbrahim as kıssası kur'anda musa as dan sonra en fazla yer tutan kıssalardandır. Onun hayatını 2 kısma ayırıp 1. bölümde kavmi ile olan mücadelesini , 2. bölümde mekkedeki hayatını  ayetler ışığında görmeye çalışacağız.İbrahim as ın kısası musa as gibi doğumundan itibaren anlatılmaz, kıssada ona risalet görevi verildikten sonraki olanları  görmekteyiz .


Enam suresi 74-83. ayetlerinde geçen kıssanın mealleri şöyledir.   


74- Hani İbrahim, babası Azer'e (şöyle) demişti: "Sen putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu, ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum."
75- Böylece İbrahim'e, -kesin bilgiyle inananlardan olması için- göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk.
76- Gece, üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: "Bu benim Rabbimdir." Fakat (yıldız) kayboluverince: "Ben kaybolup-gidenleri sevmem" demişti.
77- Ardından Ay'ı, (etrafa aydınlık saçarak) doğar görünce: "Bu benim Rabbim" demiş, fakat o da kayboluverince: "Andolsun" demişti, "Eğer Rabbim beni doğru yola erdirmezse gerçekten sapmışlar topluluğundan olurum."
78- Sonra Güneş’i (etrafa ışıklar saçarak) doğar görünce: "İşte bu benim Rabbim, bu en büyük" demişti. Ama o da kayboluverince, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, doğrusu ben sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım."
79- "Gerçek şu ki, ben bir muvahhid olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ve ben müşriklerden değilim."
80- Kavmi onunla çekişip-tartışmaya girdi. Dedi ki: "O beni doğru yola erdirmişken, siz benimle Allah konusunda çekişip-tartışmaya mı girişiyorsunuz? Sizin O'na şirk koştuklarınızdan ben korkmuyorum, ancak Allah'ın benim hakkımda bir şey dilemesi başka. Rabbim, ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır. Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?"
81- "Hem siz, O’nun haklarında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah’a ortak koşmaktan korkmazken, ben nasıl sizin şirk koştuklarınızdan korkarım? Şu halde 'güvenlik içinde olmak bakımından' iki taraftan hangisi daha hak sahibidir? Eğer bilebilirseniz."
82- İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar, işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.
83- Bu, İbrahim'e, kavmine karşı verdiğimiz delilimizdir. Biz, dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz senin Rabbin, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.

Bu ayetlerde ibrahim as ın nasıl olurda yıldız ay ve güneşin rabbi olabileceği yolundaki sözleri tartışılmış, ibrahim as ın Allah cc den başka ilah ve rab edinmeyeceğine göre yalan söyleyip söylemediği üzerinde tefsirlerimizde tartışılmıştır, elbetteki ibrahim as Allah cc den başka rab ve ilan olabileceğini hiçbir zaman aklına dahi getirmemiştir ancak 83. ayetten anlaşılabileceği üzere Allah cc nin ibrahim as a kavmini düşünmeye sevketmesi amaçlı vermiş olduğu bir hücceti olduğu ve bu sözleri rabbinden aldığı emir ile söylediği anlaşılır.  


Meryem suresi 41-50. ayetle meryem suresindeki bölümünder arasında ibrahim as ın kıssası şöyle anlatılır.  

41- Kitap'ta İbrahim'i de zikret. Gerçekten o, doğruyu-söyleyen bir peygamberdi.
42- Hani babasına demişti: "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?
43- "Babacığım, gerçek şu ki, bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. Artık bana tabi ol, seni düzgün bir yola ulaştırayım."
44- "Babacığım, şeytana kulluk etme, kuşkusuz şeytan, Rahman (olan Allah)a başkaldırandır."
45- "Babacığım, gerçekten ben, sana Rahman tarafından bir azabın dokunacağından korkuyorum, o zaman şeytanın velisi olursun."
46- (Babası) Demişti ki: "İbrahim, sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursan, andolsun, seni taşa tutarım; uzun bir süre benden uzaklaş, (bir yerlere) git."
47- (İbrahim:) "Selam üzerine olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır" dedi.
48- "Sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan kopup-ayrılıyorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım."
49- Böylelikle, onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından kopup-ayrılınca ona İshak'ı ve (oğlu) Yakup'u armağan ettik ve her birini peygamber kıldık.
50- Onlara rahmetimizden armağan(lar) bağışladık ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik.

Kıssanın meryem suresindeki bölümünde ibrahim as ın babasına , tapmış olduğu putların ona bir yararı olmadığı  ve  babasının onun bu tebliğine yüz çevirmesine rağmen ona yumuşak davranması babası için bağışlanma dileyeceğini görmekteyiz, tevbe suresi 114. ayetinde babası için bağışlanma istemesi ile ilgili olarak şu ayetleri görmekteyiz. 
----- İbrahim'in babası için af dilemesi, sadece ona verdiği sözden dolayı idi. Ne var ki, onun Allah'ın düşmanı olduğu kendisine belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz ki İbrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı idi. 
Kıssanın bu suredeki bölümünde ibrahim as ın ateşe atılması ilgili bölümü hiç anlatılmadan ateşten kurtulduktan sonraki durumu anlatılıyor.   


Enbiya suresi 51-73. ayetlerinde ibrahim as ın kıssası şöyle anlatılır.  



51- Andolsun, bundan önce İbrahim'e rüşdünü vermiştik ve Biz onu (doğruyu seçme yeteneğinde olduğunu) bilenlerdik.
52- Hani babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin, karşılarında bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir?
53- "Biz atalarımızı bunlara tapıyor bulduk" dediler.
54- Dedi ki: "Andolsun, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz."
55- 'Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa (bizimle) oyun oynayanlardan mısın?"
56- "Hayır" dedi. "Sizin Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir, onları Kendisi yaratmıştır ve ben de buna şehadet edenlerdenim."
57- "Andolsun Allah'a, sizler arkanızı dönüp gittikten sonra, ben sizin putlarınıza muhakkak bir tuzak kuracağım."
58- Böylece o, yalnızca büyükleri hariç olmak üzere onları paramparça etti; belki ona başvururlar diye.
59- "Bizim ilahlarımıza bunu kim yaptı? Şüphesiz o, zalimlerden biridir" dediler.
60- "Kendisine İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını işittik" dediler.
61- Dediler ki: "Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin ki ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahid olsunlar."
62- Dediler ki: "Ey İbrahim, bunu ilahlarımıza sen mi yaptın?"
63- "Hayır" dedi. "Bu yapmıştır, bu onların büyükleridir; eğer konuşabiliyorsa, siz onlara soruverin."
64- Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.
65- Sonra, yine tepeleri üstüne ters döndüler: "Andolsun, bunların konuşamayacaklarını sen de bilmektesin."
66- Dedi ki: "O halde, Allah'ı bırakıp da sizlere yararı olmayan ve zararı dokunmayan şeylere mi tapıyorsunuz?"
67- "Yuh size ve Allah'tan başka taptıklarınıza. Siz yine de akıllanmayacak mısınız?"
68- Dediler ki: "Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın ve ilahlarınıza yardımda bulunun."
69- Biz de dedik ki: "Ey ateş, İbrahim'e karşı soğuk ve esenlik ol."
70- Ona bir düzen (tuzak) kurmak istediler, fakat Biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık.
71- Onu ve Lut'u kurtarıp içinde, alemler (insanlık) için bereketler kıldığımız yere (ülkeye) çıkardık.
72- Ona İshak'ı armağan ettik, üstüne de Yakub'u; her birini salihler kıldık.
73- Ve onları, Kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayrı kapsayan-fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar Bize ibadet edenlerdi.

Enbiya suresindeki bu bölümde kavminin Allah cc den başka tapmış olduğu putlarıda alemlerin rabbi olan Allah cc nin yaratmış olduğuna şahidlik ettiğini görüyoruz. Enam  suresindede gördüğümüz üzere kavminin akletmesini sağlamak amacı ile kavminin putlarının bir tanesi haricinde hepsini kırar. 63. ayettte gördüğümüz üzere ibrahim as ın onların konuşamayacağını söylemesi üzerine 64. ayette müşriklerin bunların konuşmadığını ve zalimler olduklarını beyan etmelerine rağmen yine eski inançlarına döndüğünü görüyoruz. Aynı durumu musa as ile firavun arasında geçen mmücadeledede görmekteyiz neml 14. ayetinde  " Gönülleri kesin olarak kabul ettiği halde, haksızlık ve büyüklenmelerinden ötürü onları bile bile inkar ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak!" şeklinde gördüğümüz üzere müşriklerin putlara tapmalarının  vicdanlarında bir burukluk olmasına rağmen haksızlık ve büyüklenme sebebi ile onlara tapmaya devam ettikleri bildiriliyor. İbrahim as ı yakmaya karar veren müşrik kavmin bu oyunu Allah cc tarafından bozulup ibrahim as a iman eden lut as ile birlikte bereketli topraklara ulaştırıldığı bildiriliyor. İbrahim as ın kıssasında diğer resullerin kıssalarında gördüğümüz şekli ile müşrik kavmin helaki anlatılmaz, ancak ibrahim as ın da kavminin helak edildiğini şu ayetlerde görmekteyiz. 
------ 009.070 Onlara kendilerinden evvelkilerin, Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve altüst olan şehirlerin haberi ulaşmadı mı? Peygamberi onlara apaçık mucizeler getirmişti. Demek ki, Allah onlara zulmedecek değildi, fakat onlar kendi kendilerine zulmetmekte idiler.
-----022.042-4 Seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh milleti, Ad, Semud, İbrahim milleti, Lut milleti ve Medyen halkı da peygamberlerini yalancı saymış ve Musa da yalanlanmıştı. Ama Ben, kafirlere önce mehil verdim, sonra da onları yakalayıverdim; Beni tanımamak nasılmış görsünler.

Şuara suresi 69-89. ayetlerde ibrahim as kıssası şöyle anlatılır.

69- Onlara İbrahim'in haberini de aktar-oku:
70- Hani, babasına ve kavmine: "Siz neye kulluk ediyorsunuz?" demişti.
71- Demişlerdi ki: "Putlara tapıyoruz, bunun için sürekli onların önünde bel büküp eğiliyoruz."
72- Dedi ki: "Peki, dua ettiğiniz zaman onlar sizi işitiyorlar mı?"
73- "Ya da size bir yararları veya zararları dokunuyor mu?"
74- "Hayır" dediler. "Biz atalarımızı böyle yaparlarken bulduk."
75- (İbrahim) Dedi ki: "Şimdi, neye tapmakta olduğunuzu gördünüz mü?"
76- "Hem siz, hem de eski atalarınız?"
77- "İşte bunlar, gerçekten benim düşmanımdır; yalnızca alemlerin Rabbi hariç"
78- "Ki beni yaratan ve bana hidayet veren O'dur;"
79- "Bana yediren ve içiren O'dur;"
80- "Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur;"
81- "Beni öldürecek, sonra diriltecek olan da O'dur,"
82- "Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur;"
83- "Rabbim, bana hüküm (ve hikmet) bağışla ve beni salih olanlara kat;"
84- "Sonra gelecekler arasında bana bir doğruluk dili (lisan-ı sıdk) ver."
85- "Beni nimetlerle-donatılmış cennetin mirasçılarından kıl,"
86- "Babamı da bağışla, çünkü o şaşırıp sapanlardandır."
87- "Ve beni (insanların) diriltilecekleri gün küçük düşürme,"
88- 'Malın da, çocukların da bir yarar sağlayamadığı günde."
89- "Ancak Allah'a selim bir kalp ile gelenler başka."

Kıssanın bu bölümünde klasik müşrik tavrı olarak " atalar dini" ortaya çıkar ve atalarını buldukları yol üzerinde devam ettiklerini iddia eden müşrik kavmin sahte rablerinin onlara hiç bir yarar sağlamadığı ancak tek rab ve ilah olan Allah cc nin vasıflarını kavmine hatırlatarak onların iman etmelerini tebliğ eder.   


Ankebut suresi 16-26. ayetlerinde ibrahim as ın kıssası şöyle anlatılır.  

16- İbrahim de; hani kavmine demişti ki: "Allah'a kulluk edin ve O'ndan sakının, eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır."
17- "Siz yalnızca Allah'tan başka birtakım putlara tapıyor ve birtakım yalanlar uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki, sizin Allah'tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah'ın Katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz O'na döndürüleceksiniz."
18- "Eğer yalanlarsanız, sizden önceki ümmetler de (elçilerin çağrısını) yalanlamışlardır. Elçiye düşen ise, yalnızca açık bir tebliğdir."
19- Onlar görmediler mi ki, Allah yaratmaya nasıl başlıyor, sonra onu iade ediyor? Şüphesiz, bu Allah'a göre kolaydır.
20- De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da, böylelikle yaratmaya nasıl başladığına bir bakın, sonra Allah ahiret yaratmasını (veya son yaratmayı) da inşa edip yaratacaktır. Şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir.
21- Dilediğini azaplandırır, dilediğine merhamet eder. O'na çevrilip-götürüleceksiniz.
22- Siz yerde ve gökte (Allah'ı) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah'ın dışında veliniz yoktur, yardım edeniniz de yoktur.
23- Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı 'yok sayıp inkar edenler'; işte onlar, Benim rahmetimden umut kesmişlerdir; ve işte onlar, acı azap onlarındır.
24- Bunun üzerine kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca: "Onu öldürün ya da yakın" demek oldu. Böylece Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için ayetler vardır.
25- (İbrahim) Dedi ki: "Siz gerçekten, Allah'ı bırakıp dünya hayatında aranızda bir sevgi-bağı olarak putları (ilahlar) edindiniz. Sonra kıyamet günü, kiminiz kiminizi inkar edip-tanımayacak ve kiminiz kiminize lanet edeceksiniz. Sizin barınma yeriniz ateştir ve hiçbir yardımcınız yoktur."
26- Bunun üzerine Lut ona iman etti ve dedi ki: "Gerçekten ben, Rabbime hicret edeceğim. Çünkü şüphesiz O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir."
27- Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik ve onun soyunda (seçtiklerimize) peygamberliği ve kitabı (vahy ihsanı) kıldık, ecrini de dünyada verdik. Şüphesiz o, ahirette salih olanlardandır.

Saffat suresi 83-99. ayetleri arasında ibrahim as ın müşrik kavmi iile olan mücadelesi şöyle anlatılır bu surede mekkedeki hayatıda anlatılmaktadır o kısmı 2. bölüme ayırmak istiyoruz. 


83- Doğrusu İbrahim de onun (soyunun) bir kolundandır.
84- Hani o, Rabbine arınmış (selim) bir kalp ile gelmişti.
85- Hani babasına ve kavmine demişti ki: “Sizler neye tapıyorsunuz?”
86- “Birtakım uydurma yalanlar için mi Allah’tan başka ilahlar istiyorsunuz?”
87- “Alemlerin Rabbi hakkındaki zannınız nedir?”
88- Sonra yıldızlara bir göz attı.
89- “Ben, doğrusu hastayım” dedi.
90- Böylelikle arkalarını çevirip ondan kaçmaya başladılar.
91- Bunun üzerine onların ilahlarına sokulup: “Yemek yemiyor musunuz?” dedi.
92- “Size ne oluyor ki konuşmuyorsunuz?”
93- Derken onların üstüne yürüyüp sağ eliyle bir darbe indirdi.
94- Çok geçmeden (halkı) birbirine girmiş durumda kendisine yönelip geldiler.
95- Dedi ki: “Yontmakta olduğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?”
96- “Oysa sizi de, yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.”
97- Dediler ki: “Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın.”
98- Böylelikle ona bir tuzak hazırlamak istediler. Oysa Biz, onları alçaltılmışlar kıldık.
99- (İbrahim) Dedi ki: “Şüphesiz ben, Rabbime gidiciyim; O, beni hidayete erdirecektir.”

 Surenin 84. ayetinde geçen " arınmış  bir kalp ile gelmişti" cümlesini bakara suresi 260. ayetinde şu şekilde görmekteyiz
-----İbrahim: «Rabbim! Ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster» dediğinde, «İnanmıyor musun?» deyince de, «Hayır öyle değil, fakat kalbim iyice kansın» demişti. «Öyleyse dört çeşit kuş al, onları kendine alıştır, sonra onları parçalayıp her dağın üzerine bir parça koy, sonra onları çağır; koşarak sana gelirler. O halde Allah'ın güçlü ve Hakim olduğunu bil» demişti. 

Bakara suresinin 258. ayetinde ibrahim as kavminin müşrik kralına şu şekilde  tevhidi haykırır.


----- Allah kendisine mülk verdi diye İbrahim ile Rabbi hakkında tartışanı görmedin mi? İbrahim: «Rabbim, dirilten ve öldürendir» demişti. «Ben de diriltir ve öldürürüm» dedi; İbrahim, «Şüphesiz Allah güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene» dedi. İnkar eden şaşırıp kaldı. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez.  


Zuhruf suresi 26-30. ayetlerinde ibrahim as ın kıssası şu şekilde anlatılır.   


26- Hani İbrahim babasına ve kendi kavmine demişti ki: "Şüphesiz ben, sizin taptıklarınızdan uzağım."
27- "(Ancak) Beni yaratan başka. İşte O beni hidayete yöneltip-iletecektir."
28- Ve bunu (bu tevhid inancını) belki (insanlar Allah'a) dönerler diye ardında (kendi soyunda) kalıcı bir kelime olarak kıldı-bıraktı.
29- Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar metalandırdım-yaşattım.
30- Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız."

Yukarda verdiğimiz ayet mealleri ibrahim as ın kur'anda anlatılan kıssasının kavmi ile olan mücadelesi kısmı ile ilgili ayetlerdir amacımız ibrahim asın kıssası ile ilgili ayetleri bir arada toplamak amaçlı olduğu için ayetler üzerinde herhangi bir yorumda bulunmadan mealleri ile yetindik ibrahim as ı atıldığı ateş mecazmıydı veya hakikimi idi gibi yapılan tartışmalara girmedik bundan sonraki bölümde ibrahim as ın mekkedeki hayatının anlatıldığı ayetleri göreceğiz. 


                EN DOĞRUSUNU ALLAH  CC  BİLİR. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme