9 Kasım 2011 Çarşamba

Yevm'ül Cem Toplanma Günleri

Mü'min veya müşrik olsun bütün insanların yaratılışından gelen birlikte yaşama ihtiyacının bir gereği olarak belirlenmiş zamanlarda bir araya gelerek görüşüp tanışmaları fikir alışverişinde bulunmaları doğal hatta gerekli bir durumdur. Dünyanın herhangi bir bölgesinde ikamet eden insanları bir araya getiren en önemli olay o insanların (mü'min veya müşrik farketmez ) dua ettikleri ilahlarına bağlılıklarını sergiledikleri "toplanma günleridir". Bu günlerde insanlar birbirlerini bir araya getiren inançlarının gereği olarak bir nevi gövde gösterisinde bulunarak, yine insanın fıtratında olan " çoklukla öğünme"nin gereğini yerine getirirler. 

"Toplanma günlerinde" bir araya gelen insanlar dua ettikleri ve gücüne iman ettikleri ilahlarına karşı olan bağlılıklarını ifade etmek için kur'an dilinde " SALAT" adı verilen bir takım ritüellleri yerine getirirler. O insan guruplarından müşrik olanları, gücüne inandıkları ilahlarına bağlılıklarına yerine getirmek için yani kendi" salatlarını ikame etmek" için belirledikleri ritüelleri topluca yerine getirerek birlikte olduklarının ve birlikte düşündüklerinin bir nevi ilanını yaparlar. İnsan guruplarının mü'min veya müşrik farkı olmadan üzerinde önemle durdukları diğer bir noktada kendi düşüncelerinin ne kadar eskiye dayandığıdır.


İnsan fıtratının bir gerçeği de inandığını iddia ettikleri o düşüncenin kendilerine atalarının yolu ile gelmesi ve bu düşüncenin dayandığı noktanın kendilerine atalarının vasıtası ile gelmiş olmasının kendilerine bir haklılık payı kazandırdığı iddiasıdır . Kur'anda kendilerine gönderilen resulleri inkar edenlerin en önemli argümanı " sen bizi atalarımızın dininden geri çevirmeyemi geldin ?" şeklindeki sözlerdir. İnsan için öemli olan taşıdığı düşüncenin eskilere dayanan bir temeli olması ve bu düşünceyi paylaşan başka insanların olmasıdır bu inanç mü'min ve müşrik olsun her insanda aynıdır.  


Kur'anda gördüğümüz üzere muhammed sav in getirdiği kitabın özelliklerinden biri , kendinden önce gelen kitapları tasdik etmesi ve muhammed sav e vahyedilen bilginin şura 13 . ayeti ve daha benzer ayetlerde gördüğümüz gibi kendinden önce gelen bütün resullere verilen bilgi ile aynı olduğu şeklindeki ifadelerden anlaşılabilecek olan noktalardan biri taşıdığımız inancın ne kadar eski ve köklü bir inanç olduğudur. Bizlerde atalarımız olan nuh, ibrahim ,musa ve isa as ların getirdiği dine tabi olan mü'minleriz .Karşı taraftaki insanlarda ataları olan iblisin verdiği vesvese ile oluşturulan şirk dininin tabileri olan müşriklerdir. Ancak mü'min veya müşrik olsun farketmeden insanların ortak paydaları tabi oldukları ilahlarına belli zamanlarda bir araya gelmek sureti ile bağlılıklarını ifade ettikleri  bazı "nusuk"lar yolu ile ona yakınlaşmaya yol aramalarıdır. 
Biz burada insanlardan mü'min olanların yakınlaşma vesileleri üzerinde durmak istiyoruz.  


                 "NUSUK " VE " SALATIN"  İNSAN  HAYATINDAKİ   ÖNEMİ 


-6.162 - De ki: «Salatım, nusukum, hayatım ve ölümüm, alemlerin Rabbi Allah içindir.

-002.196- Başladığınız hac ve umreyi Allah için tamamlayın. Alıkonursanız, kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban, yerine ulaşıncaya kadar, başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizde hasta olan veya başından rahatsız bulunan varsa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir(nusuk). Güven içinde olursanız, hacca kadar umreden faydalanabilen kimseye kolayına gelen bir kurban kesmek, bulamayana, hac esnasında üç gün ve döndüğünüzde yedi gün, ki o tam on gündür oruç tutmak gerekir. Bu, ailesi Mescidi Haram'da oturmayan kimseler içindir. Allah'tan sakının ve Allah'ın cezasının şiddetli olacağını bilin.
-2.128- «Rabbimiz! İkimizi Sana teslim olanlardan kıl, soyumuzdan da Sana teslim olanlardan bir ümmet yetiştir. Bize ibadet yollarımızı göster(menasikena), tevbemizi kabul buyur, çünkü tevbeleri daima kabul eden, merhametli olan ancak Sensin».
-002.200- Hac ibadetinizi bitirdiğinizde(menasiküküm), babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. «Rabbimiz! Bize sadece dünyada ver» diyen insanlar vardır, öylesine, ahirette bir pay yoktur.
-022.034-Biz; her ümmet için kurban kesmeyi(mensek) meşru kıldık ki Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine O'nun adını ansınlar. Sizin tanrınız, bir tek tanrıdır. O'na teslim olun. Sen mütevazı olanları müjdele-22.067-Biz, her ümmete, uygulamakta oldukları bir ibadet tarzı gösterdik(mensek). Öyle ise onlar (ehl-i kitap) bu işte seninle çekişmesinler. Sen, Rabbine davet et. Zira sen, hakikaten dosdoğru bir yoldasın.

"Nusuk" ve "salat" kelimesi ıstılahi anlam olarak Allaha yakınlaşmak için yapılan ibadetler için kullanılmasına karşın bu kavrama daha geniş bir açıdan bakmak gerekirse bu kelimelerin anlam alanlarını " mü'min veya müşrik olsun , insanların dua ettikleri ilahlarına yakınlaşmak için kullandıkları yol" olarak genişletmek mümkündür. Yani insanlar mü'min veya müşrik farkı olmadan dua ettikleri ilahlarına  yakınlaşmak için kullandıkları yolların şemsiye adı " nusuk " ve salattır".

"Salat" kavramı geleneksel anlayış çerçevesinde çok dar anlamda anlaşılarak sadece namaz olarak anlaşılması bu kavramın gerçek anlamda ve daha geniş olarak anlaşılmasına maalesef engel olmuş ve bazı art niyetli çevrelerce istismar konusu olmuştur.  


Mü'minlerin dua ettikleri ve tek ilahları olarak kabul ettikleri ALLAH cc kullarının kendisine yakınlaşma vesilesi olarak onlara bildirdiği ibadetlerin ortak ismi "nusuk" ve "salattır" . Kullar bu kavramların içine giren bazı kurallar ile ilahına karşı olan bağlılığını ifade eder. "NUSUK" kelimesi arapların anlamını bildikleri ancak bu kelimenin anlamını şirk koştukları putları ile doldurdukları gerçeğinden yola çıkarak yukarda mealin verdiğimiz enam s. 162. ayetini anlamak kolaylaşır . Hayat ile ölümümüz arasındaki yaptığımız eylemlerin genel bir özeti "salat" ve nusuk" ların yapıması gereken merci sadece Allah cc dir , mü'min olma iddiasında olan bir kişinin yaşadığı zaman içinde yaptığı tüm eylemler Allahın emrettiği şekilde olması gereklidir. Kur'anda "nusuk" kelimesinin anlam alanlarına baktığımız şekli ibadetler dediğimiz "hac" ve kurban" ibadeti olarak kullanıldığını görmekteyiz.  


"Kurban" kelimesi anlam olarak yakınlaşmak demektir bu kelimenin anlamına dua etmekte oldukları ilaha karşı yapılan yakınlaşma eylemlerinin genel bir adı olarak bakılabilir. Eti yenen hayvanlardan kesilmek sureti sunulan yakınlaşma ibadeti insanların mü'min veya müşrik farkı olmadan yaptıkları bir ibadettir. Kur'anda "üzerine Allah adı anılmayan hayvanları yemeyin"(enam 121) emri bu ibadetin müşrikler tarafındanda yapıldığının ancak Allahtan başkası adına sunulan bu ibadetin "fısk" ve şeytan fısıldamaları olduğu ifade edilir. 

Rabbimiz bu şekildeki bir ibadetin sadece kendisi için yapılması gerektiğini bizlere bildirerek ona karşı olan kulluğumuzun göstergesi olarak belirlemiştir. Eti yenen hayvanların belli günlerde kesilerek Allah cc ye bağlılığın bir ilanı olan bu şekildeki bir kurban ibadeti atamız ibrahim as dan öncesine dayanan bir ibadet olmasına karşın oğlu ismail as ı kurban etme imtihanını başarı ile geçmesinin bir anma vesilesi ve bu özverinin bizler için bir örnek olması ve bu olayın bütün mü'minler tarafından devamlı olarak hatırda tutulmasının bir gereği olarak bu şekil bir ibadetide bizler rabbimize sunmaktayız.  


"SALAT" kelimesi anlam olarak çok geniş bir alana sahip olmasına karşın " dua ve destek olmak" anlamı konumuzun ilgi alanı içine girdiği için bu anlamlarının üzerinde durmak istiyoruz. Mü'min veya müşrik olsun bütün insanların dua ettikleri ilahlarına karşı bağlılıklarını ifade ettikleri fiillerin genel adı "salattır". Bu kavram meallerde genelde "namaz" olarak çevrilmesine rağmen her ayette namaz karşılığı vermek yanlıştır mesela enfal s. 35. ayette müşriklerin" beytin yanındaki salatlarının ıslık çalmak ve el çıpmak" olduğu ifade edilir maalesef bazı meallerde o ayetteki "salatühum" kelimesinin namaz olarak çevrildiğine şahid olmaktayız. Üzülerek şahid olmaktayızki bu tür yanlış mealler bazı art niyetli insanların ekmek kapısı olmuş ve kendi yanlışlarına dayanak yapmak için başka yanlışları kullanır olmuşlardır.  


"SALAT" kavramının genel anlamına uygun olarak, mü'min veya müşrik olsun bütün insanlar ihdas edilen belli günlerde düşünce birlikteliklerini sergilemek amacı ile yaptıkları bir takım şekilsel ibadetler bu kavramın anlamına dahildir diyebiliriz. Biz mü'minler için ihdas edilen toplantı günlerinde yapmış oldukları rablerine karşı olan bağlılık ifadesinin en güzel bir ifadesi olan "NAMAZ" salatı üzerinde biraz durmak istiyoruz.  


Ruku , secde,dua ve kıyam kelimeleri ıstılahi anlam olarak kulun rabbine karşı olan kulluk vazifelerinin bir ifa ettiği rirüellerin adıdır. İnsan kendisini yaratan, besleyip büyüten, hasta oldumu şifa veren, dua ettiğinde kendisini duyan yüce bir varlığın karşısında boyun eğmesinin ifadesini bu ritüeller ile gerçekleştirir.Bu ritüellerin hepsini bir arada toplayan ibadetin adı "NAMAZ" dır. Haftanın bir gününde toplanma günü  adı verilen " yevm'ul cumua"da ve yılda iki defa olarak kutlanan bayram günlerinde mü'minler bu görevlerini topluca yerine getirerek deyim yerindeyse gövde gösterisi yaparlar. Bu salatın bir çeşidi olan namaz ritüeli ile rablerine ve birbirlerine ve müşriklere bir nevi " TEVHİD MESAJI"  verirler. Bu olay mü'min olmanın tabii bir sonucudur. 


RİTÜELLERİN  BİRLİK  VE BERABERLİĞİ GÜÇLENDİRMESİ


“Tefrika girmeden bir millete düşman giremez,
Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez!”
                                                              Mehmet akif Ersoy

Birlikte yapılan ritüel ibadetlerin en önemli boyutlarından biriside mü'minler arasındaki kardeşlik bağlarının güçlenmesine vesile olmasıdır. Kur'anın önemli mesajlarından biriside "mü'minlerin birlikte Allahın ipine sarılmaları","mü'minlerin kardeş oldukları" dır. Kur'anın  bu emirleri doğrultusunda yukardaki dizeleri yazan mehmet akif inde belirttiği gibi bir düşünceyi çöketmenin en kolay yolu o düşünceyi içinden yıkmak sureti ile olur. Allaha yapılan bu ibadetlerin arka plan mesajından habersiz olarak sadece şekli elinde kalan müslümanların üzerinde bugün daha şeytani planlar yapılarak bu "toplanma günlerinin" veya ritüellerin kur'anda olmadığı gibi düşünceler yayılmak istenerek içerden yıkılmaya çalışılmaktadır. 

Özellikle," NAMAZ, KIBLE, KABE, HACC, KURBAN" gibi ibadetlerin içini boşaltarak sadece şekli ile yatinen çoğunluk bir kısım müslümanın bu şekildeki anlayışlarını bile bir tehlike olarak gören şeytani güçler son yıllarda içerideki bazı yerli işbirlikçileri vasıtası ile kur'anı kullanarak müslümanlar arasında birlik ve beraberlik bağlarının güçlenmsine vesile olması gereken ibadetlerin kur'anda olmadığı yolunda iddialar serdetmeye başlamışlardır.  


Bu tür ibadetlerin olup olmadığı yolunda düşünceler ortaya atarak hedef saptırma veya gündem değiştirme çabası içinde olanlara bilerek veya bilmeyerek bir kısım kur'anı öncellediğini iddia eden kişiler alet olmaktadırlar. Bugün müslümanlar arasında gündem olması gereken konu bu tür ibadetlerin olup olmadığı yolundaki tartışmalar değil aksine bu ibadetlerin kur'ani anlamda içinin nasıl doldurlması gerektiğidir. İşte burada şeytani güçler devreye girerek gündemi saptırma ve suni gündemler oluşturma çabalarına girerek kafaları bulandırmaya gayret etmektedirler. 


Burada halis niyetli mü'minlere bir çağrı yapmak istiyoruz. Bu oynanan oyunların arka planındaki gerçeği görerek , namaz hacc veya kurban gibi ibadetlerin mü'minler için ne ifade etmesi gerektiğini iyi düşünerek bilmeden alet oldukları oyunun kimin ekmeğine yağ sürdüğüne bakmalarıdır. Kıyamete kadar mü'minlerin yolunun üzerine oturarak onları doğru yoldan çevireceğini vaad eden iblis ve yardakçılarının oyunlarına gelmemelidirler. "Şeytan " kavramını bile tartışmaya açarak "var mı ? yok mu?" şeklinde kafaları karıştıran iblisin bizler ne gibi tehlikeler hazırladığını kur'anı mü'mince anlamaya gayret ederek bilmek zorundayız.  Aksi takdirde şeytani güçlerin mü'minlerin birlik ve beraberliklerini bozarak onları içeriden çökertme çabaları azda olsa semeresini verecektir. 


Sonuç olarak, insan fıtratının bir gereği olan dua ettikleri ilaha karşı olan bağlılıklarını gösterme ve bir mesaj vermeye yönelik olan ritüel ibadetlerden olan mü'minlerin yaptıkları NAMAZ, HACC KURBAN  gib ibadetleri "kur'anda böyle bir şey yok " şeklinde iblise bile parmak ısırtacak kadar şeytani bir planla yürürlüğe koymaya karşı mü'minlerin yapmaları gereken şudur. NAMAZ ,HACC,KURBAN gibi ibadetlerin tevhidi boyutlarını gündeme getirip kurani manada anlaşılmasını sağlamak ve safları daha sıkı tutmaktır. 

ALLAHIN SELAMI ŞEYTANİ GÜÇLERİN OYUNLARINA ALET OLMAYAN MÜ'MİNLERİN ÜZERİNE OLSUN.











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder