18 Nisan 2012 Çarşamba

Tevrat'ın Kur'an İle Sağlaması 1 (Yaratılış Bölümü "Adem")

Tevrat ve İncil Allah cc nin elçileri vasıtası ile kullarına hidayet ve rahmet için indirdiği kitaplardandır.

----- 3.3 O, sana kitabı, önündekileri doğrulayıcı olarak hak ile indirmektedir. Önceden insanları doğru yola iletmek için Tevrat'ı ve İncil'i indirmişti.

Kur'an ın nazil olması sonrasında Tevrat ve İncilin tahrifi gündeme gelmiş ancak bu tahrifin metin üzerindemi yoksa yoksa anlamı üzerinde mi olduğu tartışmaları halen yapılmaktadır. Kur'an haricindeki bir bilginin doğru olup olmadığını öğrenmenin tek yolu o bilgiyi Kur'ana arz etmektir. Bu yazımızda Tevrattaki bazı bölümleri Kur'an ile sağlamasını yapmaya çalışacağız.  


                                         "YARATILIŞ" bölümü 

----------Bu bölümün "dünyanın yaratılışı" adlı bölümün 26.ve 27. kısmında " Tanrı, “Kendi suretimizde, kendimize benzer insan yaratalım” dedi, “Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun. Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrı'nın suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı." denilmektedir. 

Rivayet kitaplarında " Allah ademi kendi sureti üzerinde yarattı " sözünün kaynağıda bu şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu kısım kur'ana arzedildiği zaman şura s. 11. deki " Göklerin ve yerin yaratanı, size içinizden eşler, çift çift hayvanlar var etmiştir. Bu suretle, çoğalmanızı sağlamıştır. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, işitendir, görendir" ayeti ile uyuşmamaktadır.


--------- Yaratılış 2 de, birinci bölümde dünyanın yaratılış evreleri anlatıldıktan sonra
"1 Gök ve yer bütün öğeleriyle tamamlandı. 2 Yedinci güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi. Yaptığı işten o gün dinlendi. 3 Yedinci günü kutsadı. Onu kutsal bir gün olarak belirledi. Çünkü Tanrı o gün yaptığı, yarattığı bütün işi bitirip dinlendi."denilmektedir. 

Dikkat edilirse gök ve yerin yedi günde yaratıldığı ve yedinci gün tanrının dinlendiği ibareleri vardır. Bu ayetleri de Kur'andaki şu ayetlere arz etmemiz gerekmektedir.  

-----7-54 Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan ve sonra arşa istiva eden, gündüzü durmadan kovalayan gece ile bürüyen; güneşi, ayı, yıldızları, hepsini buyruğuna baş eğdirerek var eden Allah'tır. Bilin ki yaratma da emir de O'nun hakkıdır. Alemlerin Rabbi olan Allah Yüce'dir.  
-----10-3  Doğrusu sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratıp sonra arşa istiva eden, işi düzenleyen Allah'tır, izni olmadan kimse şefaat edemez. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'na kulluk edin. Nasihat dinlemez misiniz? 
-----11-7 Arş'ı su üzerinde iken, hanginizin daha güzel işi işleyeceğini ortaya koymak için, gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. And olsun ki, «Siz gerçekten, ölümden sonra dirileceksiniz» desen, inkar edenler: «Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir» derler. 
-----25-59 Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan sonra da arşa hükmeden Rahman'dır. Bunu bir bilene sor.   
-----32-4 Gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden Allah'tır. O'ndan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur. Düşünmüyor musunuz?   
-----57-4 Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden, yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilen O'dur. Nerede olursanız olun, O, sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür. 
-----50-38 And olsun ki, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık ve Biz bir yorgunluk da duymadık.

Göklerin ve yerin 6 günde yaratıldığını bildiren ayetler ile birlikte kaf s.38. ayetindeki "biz bir yorgunluk duymadık" cümlesi ni Tevrattaki ilgili ayetlerin sağlamasını yapınca kur'anla uyumsuzluğu ortaya çıkmaktadır.  

--------- Yaratılış 2 Adem ile Havva bölümünde ademin yaratılışı ile ilgili yazılanlara bakacak olursak, "ademin "aden" de yaratıldığı oradan bir ırmağın doğduğu, bu ırmağın 4 kola ayrıldığı iki kolunun adı "dicle" ve "fırat" olduğu, ve oradaki her meyveyi yiyebileceğini, sadece bir ağacaın meyvesinden yememesini ve yediği takdirde öleceğini söyler."

Dikkat edecek olursak ağaca yaklaşmaması emri sadece Ademe verilmektedir. Bu yazılanları kur'ana arz edecek olursak kur'anda şu ayetler karşımıza çıkar. 

----- 2-35  «Ey Adem! Eşin ve sen cennette kal, orada olandan istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın; yoksa zalimlerden olursunuz» dedik. 
-----7-19 «Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın ve istediğiniz yerden yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz.» 
-----20-117  Bunun üzerine: Ey Âdem! dedik, bu, hem senin için hem de eşin için büyük bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra yorulur, sıkıntı çekersin!

Bu ayetlerde Ademe eşi ile birlikte cennette yerleşmeleri ve yasak olan ağacın sadece ademe değil adem ile eşine yasak olduğunu görmekteyiz, bu ayetlerin delaleti bizlere, Tevratta anlatılan  ve sadece ademe emredilen ağaca yaklaşmama emrinin doğru olmadığını gösterir. 

Aynı bölümde Ademin eşinin yaratılışı şöyle anlatılır . "21 RAB Tanrı Adem'e derin bir uyku verdi. Adem uyurken, RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. 22 Adem'den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Adem'e getirdi." Ademin eşinin, ademin kaburga kemiğinden yaratılmasının rivayet kitaplarındaki buna benzer rivayetlerin kaynağınıda bize göstermektedir. Kur'anda Nisa s. 1. ayeti bize bu konuda bilgi verir. "Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabb'inize hürmetsizlikten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'ın ve akrabanın haklarına riayetsizlikten de sakının. Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir." mealindeki ayet Adem ve eşinin yaratılışı hakkkında bize bilgi veren bir ayettir . 


--------Yaratılış 3 "insanın günahı" bölümünde, adem ile eşinin cennetteki yaşantıları şöyle anlatılır.


"1 RAB Tanrı'nın yarattığı yabanıl hayvanların en kurnazı yılandı. Yılan kadına, “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin’ dedi mi?” diye sordu.
2 Kadın, “Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz” diye yanıtladı, 3 “Ama Tanrı, ‘Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz’ dedi.”
4 Yılan, “Kesinlikle ölmezsiniz” dedi, 5 “Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız.”
6 Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi. 7 İkisinin de gözleri açıldı. Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar.

Adem ile eşinin yaratılış sonrası cennette yerleştirilmeleri Kur'anda bizlere şu şekilde anlatılır.

-----2-35-36  «Ey Adem! Eşin ve sen cennette kal, orada olandan istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın; yoksa zalimlerden olursunuz» dedik.Şeytan oradan ikisinin de ayağını kaydırttı, onları bulundukları yerden çıkardı, onlara «Birbirinize düşman olarak inin, yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz» dedik. 
-----7- 19-22«Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın ve istediğiniz yerden yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz.».Şeytan, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: «Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesi melek olmanız veya burada temelli kalmanızı önlemek içindir.»«Doğrusu ben size öğüt verenlerdenim» diye ikisine yemin etti. Böylece onların yanılmalarını sağladı. Ağaçtan meyve tattıklarında kendilerine ayıp yerleri göründü, cennet yapraklarından oralarına örtmeğe koyuldular. Rableri onlara, «Ben sizi o ağaçtan menetmemiş miydim? Şeytanın size apaçık bir düşman olduğunu söylememiş miydim?» diye seslendi. 
-----20-117-121  Bunun üzerine: Ey Âdem! dedik, bu, hem senin için hem de eşin için büyük bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra yorulur, sıkıntı çekersin! Şimdi burada senin için ne acıkmak vardır, ne de çıplak kalmak.Yine burada sen, susuzluk çekmeyecek, sıcaktan da bunalmayacaksın.Ama şeytan ona vesvese verip: «Ey Adem! Sana sonsuzluk ağacını ve çökmesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi?» dedi.Bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvesinden yedi, ayıp yerleri görünüverdi. Cennet yapraklarıyla örtünmeye koyuldular. Adem, Rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı.

Konu ile ilgili Tevratta yazılanlara bakacak olursak, şeytanın yılan şekline girmesi , yılanın ademin eşini aldatması , yasak ağacın meyvesinden eşine yedirmesi, ademin, " o meyveyi yanıma koyduğun o kadın verdi diye" söylemesi, Allah cc nin ademin eşi ile konuşması gibi kur'anla örtüşmeyen bilgileri görmekteyiz.  

Aynı olayın kur'anda nasıl anlatıldığını yukarıdaki ayetlerde gördük , o ayetlerde cennette yerleştirilen adem ile eşine, şeytanın birlikte vesvese verdiğini görmekteyiz, devamında yasak ağaçtan yedikleri zaman hitabın ademin eşine değil ademe yapıldığını da görmekteyiz.    

--------Yaratılış 4 "Kayin ile Habil" bölümünde şunlar anlatılır.
"
Kayin ile Habil
1 Adem karısı Havva ile yattı. Havva hamile kaldı ve Kayin'i doğurdu. “RAB'bin yardımıyla bir oğul dünyaya getirdim” dedi. 2 Daha sonra Kayin'in kardeşi Habil'i doğurdu. Habil çoban oldu, Kayin ise çiftçi. 3 Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RAB'be sunu getirdi. 4 Habil de sürüsünde ilk doğan hayvanlardan bazılarını, özellikle de yağlarını getirdi. RAB Habil'i ve sunusunu kabul etti. 5 Kayin'le sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratını astı.
6 RAB Kayin'e, “Niçin öfkelendin?” diye sordu, “Niçin surat astın? 7 Doğru olanı yapsan, seni kabul etmez miyim? Ancak doğru olanı yapmazsan, günah kapıda pusuya yatmış, seni bekliyor. Ona egemen olmalısın.”
8 Kayin kardeşi Habil'e, “Haydi, tarlaya gidelim[a]” dedi. Tarlada birlikteyken kardeşine saldırıp onu öldürdü.
9 RAB Kayin'e, “Kardeşin Habil nerede?” diye sordu.
Kayin, “Bilmiyorum, kardeşimin bekçisi miyim ben?” diye karşılık verdi.
10 RAB, “Ne yaptın?” dedi, “Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor. 11 Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın. 12 İşlediğin toprak bundan böyle sana ürün vermeyecek. Yeryüzünde aylak aylak dolaşacaksın.”
13 Kayin, “Cezam kaldıramayacağım kadar ağır” diye karşılık verdi, 14 “Bugün beni bu topraklardan kovdun. Artık huzurundan uzak kalacak, yeryüzünde aylak aylak dolaşacağım. Kim bulsa öldürecek beni.”
15 Bunun üzerine RAB, “Seni kim öldürürse, ondan yedi kez öç alınacak” dedi. Kimse bulup öldürmesin diye Kayin'in üzerine bir nişan koydu. 16 Kayin RAB'bin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod[b] topraklarına yerleşti.

Aynı olay kur'anda maide s 27-31. ayetleri arasında şöyle anlatılır. 

-----5-27-31 Onlara, Adem'in iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat: İkisi birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki edilmemişti. Kabul edilmeyen, «And olsun seni öldüreceğim» deyince, kardeşi: «Allah ancak sakınanların takdimesini kabul eder» demişti.«Beni öldürmek üzere elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için sana elimi uzatmam, çünkü ben, Alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım.Ben, hem benim hem de kendi günahını yüklenip cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası budur».Bunun üzerine, kardeşini öldürmekte nefsine uydu ve onu öldürerek, zarara uğrayanlardan oldu.Allah, kardeşinin ölüsünü nasıl gömeceğini göstermek üzere, ona yeri eşeleyen bir karga gönderdi. «Bana yazıklar olsun! Kardeşimin ölüsünü örtmek için bu karga kadar olmaktan aciz kaldım» dedi de ettiğine yananlardan oldu.

Aynı olayı Kur'an ve Tevratla karşılaştıracak olursak , Tevratta ademin iki oğlunu ismi verilirken kur'anda verilmez, kur'an ve Tevratta kurban sunmaları ortak olarak anlatılır ama kurban'ın cinsi kur'anda anlatılmaz, Tevratta rabbin Kayinle konuşmasından sözedilirken kur'anda böyle bir şeyden bahsedilmez, Kur'anda öldürülen kardeşin gömülmesi anlatılırken Tevratta anlatılmaz.

--------Yaratılış 5 "Adem'den Nuh'a" bölümünde, ademin çocukları anlatılmakta ademin 930 yıl yaşadıktan sonra ölmesi arkasından gelen soyunun Nuh'a kadar gelenlerinin isimleri ve kaç yıl yaşadıkları gibi ayrıntılar verilmektedir. Kur'anda bu gibi ayrıntılardan bahsedilmez ve direk Nuh as kıssası anlatılır.   

Tevratta Nuh as hakkında yazılanları bundan sonraki yazımızda ele almak istiyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme