11 Ocak 2026 Pazar

NECM SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Kaydığı zaman o yıldıza ant olsun ki...

2- Sizin arkadaşınız sapmadı ve azmadı.

3- Ve o, o keyfi eğilimden konuşmuyor.

4- O (konuştuğu), vahyedilmekte olan bir vahiyden başkası değildir.

5- 6- (Onu), ona o kuvvetlerin çetini, bir donanımın sahibi öğretti. Derken o denkleşti.

 7- 8- 9- 10- Ve o, o en yüce ufuktaydı, sonra o yaklaştı, derken sarktı. Böylece o, iki yay mesafesi veya daha yakın oldu. Böylece o, O'nun kuluna vahyettiği şeyi (ona) vahyetti.

11- O gönül, gördüğü şeye karşı yalan söylemedi.

12- Şimdi siz, onun görmekte olduğu şey üzerinde onu tereddüte düşürmeye mi çalışıyorsunuz?

13- 14- Ve ant olsun ki o, onu diğer bir inişte o son sınırın sedir ağacı yanında görmüştü.

15- O me'vanın (barınağın) bahçesi onun yanındadır.

16- Hani o sedir ağacını kaplamakta olan şey kaplıyordu.

17- O göz yamulmadı ve taşkınlık yapmadı.

18- Ant olsun ki o, kendisinin Efendisinin ayetlerinden o en büyüğünü gördü.

19- 20- Şimdi siz Lat'ı ve Uzza'yı gördünüz mü? Ve o diğer üçüncü Menat'ı?

21- O erkek sizindir de o dişi O'nun mudur?

22- Bu, o takdirde bir insafsız paylaştırmadır.

23- Onlar bir takım isimlerden -ki onları siz ve sizin atalarınız isimlendirmiş, Allah ta onlar hakkında hiçbir yetki indirmemiştir- başkası değildir. Onlar o kanıdan ve o benliklerin kaymakta olduğu şeyden başkasını izlemiyorlar. Ve ant olsun ki onlara Efendilerinden o doğruya ileten gelmiştir.

24- Yoksa o insana dilekte bulunduğu şey mi var?

25- O diğer (yaşam) ve bu ilk (yaşam) Allah'ındır.

26- Ve o göklerde melekten nicesi vardır ki onların eşlikçiliği, Allah'ın dileyeceği ve hoşnut olacağı kimseye onay vermesi sonrasından başka kimseyi hiçbir şeyden ihiyaçsız kılmaz.

27- Şüphesiz ki o diğer (yaşama) inanmaz o kimseler, o melekleri o dişinin isimlendirmesiyle isimlendiriyorlar.

28- Ve bu konuda herhangi bir bilgi onlar için yoktur. Onlar, o kanıdan başkasını izlemiyorlar. Şüphesiz ki o kanı ise gerçekten yana hiçbir şeyi ihtiyaçsız kılmaz.

29- Artık sen bizim hatırlatmamızdan (başka tarafa) yakınlaşmış ve o yakın yaşamdan başkasını istememiş olan kimseden kayıtsız kal.

30- Bu, onların bilgiden ulaştıkları seviyedir. Şüphesiz ki senin Efendin kendisinin yolundan sapmış olan kimseyi en iyi bilenin ta kendisidir ve O, doğruya iletilen kimseyi de en iyi bilendir.

31- Ve o göklerde olan şeyler ve o yerde olan şeyler, Allah'ındır. Sonunda O, kötülük etmiş olan kimselere işledikleri nedeniyle karşılık verecek ve iyilik etmiş olan kimselere de o daha güzeliyle karşılık verecektir.

32- O kimseler ki, onlar o sürçmeler dışında o günahın büyüklerinden ve o hayasızlıklardan uzak dururlar. Şüphesiz ki senin Efendinin o bağışlaması kapsamlıdır. O, sizi o yerden oluşturduğu zaman ve siz annelerinizin karınlarında ceninler olduğunuz zaman sizi en iyi bilendir. O halde siz sakın kendi benliklerinizi arındırmayın. O, korunmuş olan kimseyi en iyi bilendir.

33- Şimdi sen (başka tarafa) yakınlaşmış olan kimseyi gördün mü?

34- Ve o bir az verdi ve eli sıkılaştı.

35- O algılanamayanın bilgisi onun yanındadır da o mu görüyor?

36- 37- 38- 39- 40- 41- 42- 43- 44- 45- 46- 47- 48- 49- 50- 51- 52- 53- 54- Yoksa Musa'nın sahifelerindeki ve İbrahim'in (sayfasında) -ki o, (görevini) tastamam yapmıştı- bir ağır yük taşıyıcı diğerinin ağır yükünü taşımaz diye ve o insan için ancak çabaladığı şey vardır diye ve onun çabalamasının ileride görülecek olduğu, sonra onun o tastamam karşılık ile karşılıklanacağı ve son varışın senin Efendine olduğu ve O'nun güldürenin ve ağlatanın ta kendisi olduğu ve O'nun öldürenin ve yaşatanın ta kendisi olduğu ve O'nun bir döllenmiş hücreden takdir edilmekte olduğu zaman o erkek ve o dişi iki eşi yaratanın ta kendisi olduğu ve o diğer oluşturmanın da kendisinin üzerinde olduğu ve O'nun ihtiyaçsız kılanın da kanaatkâr kılanın da ta kendisi olduğu ve O'nun Şi'ra (yıldızı) nın Efendisinin ta kendisi olduğu ve O'nun ilk Ad'ı ve Semud'u yok eden kalıcı bırakmayan olduğu ve önceden Nuh'uh topluluğunu - şüphesiz ki onlar daha haksızlık yapan ve daha taşkınlık yapanların ta kendileriydi- (yok eden olduğu) ve o yönü (altı üstüne gelerek) değişmiş  şehirleri yere çarparak onlara kaplattığı şeyi kaplatmış olanın (olduğu yazan) şeyler ona haber edilmedi mi?

 55- Şimdi sen Efendinin hangi kudretinden tereddüte düşüyorsun?

56- Bu, o ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır.

57- O yaklaşan zaman yaklaştı.

58- Onun (gizlilik örtüsünü) Allah'ın berisinden bir kaldırıcısı yoktur.

59- Şimdi siz bu sözden (sebep) mi şaşarsınız?

60- Ve siz gülersiniz de ağlamazsınız

61- Ve siz diklenenlersiniz.

62- Haydi siz Allah'a secde edin ve kulluk edin.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder