25 Ocak 2026 Pazar

MÜCADELE SURESİ ÇEVİRİSİ

 1- Allah, o kadının sözünü kesinlikle işitmiştir ki o, kendisinin eşi hakkında seninle söz dalaşı yapıyor ve Allah'a yakınıyordu. Ve Allah da ikinizin karşılıklı konuşmasını işitiyordu. Şüphesiz ki Allah, en iyi işiticidir, en iyi görücüdür.

2- İçinizden o kimseler ki kendi kadınlarından sırt çeviriyorlar, onlar kendilerinin anneleri değildir. Onların anneleri, kendilerini doğurmuş olan kimselerden başkası değildir. Ve şüphesiz ki onlar kesinlikle o sözden bir garipsenmişi ve bir eğriltmeyi diyorlar. Ve şüphesiz ki Allah, kesinlikle ve kesinlikle (hataları) yok sayıcıdır, çok bağışlayıcıdır.

3- Ve o kimseler ki kendi kadınlarından sırt çeviriyorlar, sonra dedikleri şeyi (bozarak) tekrar geri döneceklerse, artık dokunuşma öncesinden bir boynu bağlıyı (köleyi) özgürleştirme vardır. Bu, sizin kendisiyle öğütlenmekte olduğunuzdur. Ve Allah, sizin işlemekte olduğunuz şeyleri en iyi haber alıcıdır.

4- Fakat kim onu bulamadıysa, artık dokunuşma öncesinden birbirini izleyen iki ay oruç vardır. Fakat kim ona da güç yetiremediyse, artık altmış çaresizi yedirme vardır. Bu, sizin Allah'a ve O'nun elçisine inanmakta olduğunuz içindir. Bu, Allah'ın sınırlarıdır. Ve çok acı verici bir azap, o gerçeği örtücüler içindir.

5- Şüphesiz ki o kimseler Allah'a ve O'nun elçisine sınır koyuyorlar, onlar kendilerinden önceki kimselerin baş aşağı edildikleri gibi baş aşağı edilmişlerdir ve biz kesinlikle apaçık deliller indirdik. Ve bir alçaltıcı azap, o gerçeği örtücüler içindir.

6- O gün Allah onları toplu olarak (yeniden) harekete geçirecek de, işledikleri şeyi onlara haberlendirecektir. Allah onu adetlemiştir ve onlar ise onu unutmuşlardır. Ve Allah her şeyin üzerinde bir tanıktır.

7- Sen görmedin mi şüphesiz ki Allah o göklerde ne varsa ve o yerde ne varsa biliyor? Gizliden konuşan üç kişi olmuyor ki O, onların dördüncüsü olmasın ve beş kişi olmaz ki O, onların altıncısı olmasın ve bundan daha aşağısı ve daha çoğu olmaz ki O, onlar nerede olurlarsa onların beraberinde olmasın. Sonra O, o kalkışın gününde  işledikleri şeyi onlara haberlendirecektir. Şüphesiz ki Allah, her bir şeyi en iyi bilicidir.

8- Sen görmedin mi o kimseleri ki gizli konuşmaktan vazgeçirilmişlerdi de, sonra onlar o şeye tekrar geri dönüyorlar ki kendisinden vazgeçirilmişlerdi ve onlar o günahı ve o düşmanlığı ve o elçinin (buyruğuna) baş kaldırmayı gizli konuşuyorlar. Ve onlar sana geldikleri zaman, seni o şeyle esenliyorlar ki Allah seni onunla esenlememiştir. Ve onlar kendi benliklerinde: "Allah bizi söylemekte olduğumuz şey nedeniyle azaplandırmalı değil miydi?" diyorlar. Onların hesabı cehennemdir. Onlar ona yaslanacaklardır. Artık ne kötüdür o varış yeri.

9- Ey inanmış olan kimseler siz gizli konuşacağınız zaman, o günahı ve o düşmanlığı ve o elçinin (buyruğuna) baş kaldırmayı sakın gizli konuşmayın. Ve siz, o yüce gönüllülüğü ve o korunma bilincini gizli konuşun. Ve siz, Allah'a karşı korunun ki siz O'na sürülüp toplanacaksınız.

10- O gizli konuşma, ancak ve ancak o şeytandandır ki inanmış olan kimseleri üzsün, oysa o onlara hiçbir şeyle zarar verici değildir, Allah'ın onayı olması başka. Ve artık o inananlar Allah'a güvenip dayansınlar.

11- Ey inanmış olan kimseler, o oturum yerlerinde size, "Genişleyin"* denildiği zaman, hemen siz de genişleyin ki Allah da sizi genişletsin. Ve "(uyum içinde) yükselin" denildiği zaman siz de hemen (uyum içinde) yükselin ki Allah da içinizden inanmış olan kimseleri ve o bilgi verilmiş olan kimseleri kademelerle yükseltsin. Ve Allah, sizin işlemekte olduğunuz şeyleri en iyi haber alıcıdır.

*Genişlemekten kastın, gelene yer vermek anlamında değil, oturumlarda başkalarına da söz hakkı vererek fikri açıdan bir genişlemenin kast edilmiş olduğunu söyleyebiliriz.

12- Ey inanmış olan kimseler, siz o elçiyle gizli konuşacağınız zaman, gizli konuşmanızdan önce artık bir bağış önceleyin. Bu, sizin için daha hayırlıdır ve daha temizdir. Yok eğer siz (bağış) bulamadıysanız, artık şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, şefkati süreklidir.

13- Siz, gizli konuşmanızdan önce bağışları öncelemekten korkuyla titrediniz mi? Madem ki siz yapmadınız ve Allah size lütufla döndü, o halde siz de o kulluk görevini ayakta tutun ve o arınmayı yerine getirin ve Allah'a ve O'nun elçisine itaat edin. Ve Allah, sizin işlemekte olduğunuz şeyleri en iyi haber alıcıdır.

14- Görmedin mi sen o kimseleri, onlar bir topluluğa yakınlaştılar ki Allah onlara hiddetlenmiştir? Onlar (o topluluk) sizden değildir ve onlardan da değildir. Ve onlar bilmekte oldukları halde o yalanın üzerine bilinçli yemin ediyorlar.

15- Allah, bir çetin azabı onlar için hazırlamıştır. Şüphesiz ki onların işlemekte oldukları şey ne kötüdür.

16- Onlar yeminlerini bir kalkan edindiler de (insanları) Allah'ın yolundan uzaklaştırdılar. Artık bir alçaltıcı azap, onlar içindir.

17- Kendi malları ve çocukları Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi onlardan asla ihtiyaçsız bırakmayacaktır. İşte onlar, o ateşin arkadaşlarıdır. Onlar onun içinde sürekli kalıcılardır.

18- O gün Allah, onları toplu olarak harekete geçirecek de onlar size bilinçli yemin etmekte oldukları gibi O'na da bilinçli yemin edecekler ve onlar kendilerinin (doğru) bir şey üzerinde olduklarını hesap edecekler. Dikkat edin, şüphesiz ki onlar o yalancıların ta kendileridir.

19- O şeytan onları kontrol altına almıştı da, onlara Allah'ın hatırlatmasını unutturmuştu. İşte onlar o şeytanın grubudur. Dikkat edin, şüphesiz ki o şeytanın grubu o ziyan edenlerin ta kendileridir.

20- Şüphesiz ki o kimseler Allah'a ve O'nun elçisine sınır koyuyorlar, işte onlar o aşağılıkların içindedir.

21- Allah: "Ben ve benim elçilerim kesinlikle ve kesinlikle yeneceğiz" diye yazmıştır. Şüphesiz ki Allah mutlak kuvvetlidir, mutlak güçlüdür.

22- Sen, Allah'a ve o sonraki güne inanmakta olan bir toplululuğu Allah'a ve O'nun elçisine sınır koymuş olan kimseye sevgi besliyor olarak göremezsin, eğer ki onlar kendilerinin babaları veya kardeşleri veya oymağı da olsa. İşte onlar, O'nun o inancı onların kalplerinde yazdığıdır ve O, onları kendisinden bir esinti ile güçlendirmiştir. Ve O, onları bahçelere girdirecektir ki, onların altından o nehirler akar, onların içinde sürekli kalıcılardır. Allah onlardan hoşnut olmuş ve onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın grubudur. Dikkat edin, şüphesiz ki Allah'ın grubu o başarıya erişenlerin ta kendileridir


3 yorum:

  1. Allahın Selamı Rahmeti üzerine olsun.

    YanıtlaSil
  2. Selam olsun kurân müminlerine

    YanıtlaSil
  3. Selam tek hidayet rehberi olan kurâna iman edenlerin üzerine olsun

    YanıtlaSil