1- O göklerde ne varsa ve o yerde ne varsa Allah'ı tesbih etmiştir. Ve O, mutlak üstündür, mutlak bilgedir.
2- Ey inanmış olan kimseler, siz yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
3- Sizin yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah'ın yanında öfke bakımından büyük olmuştur.
4- Şüphesiz ki Allah kendisinin yolunda kenetlenmiş yapılar gibi sıra sıra durarak öldürüşen kimseleri sever.
5- Ve bir zaman Musa kendi topluluğuna: "Ey topluluğum, siz niçin bana rahatsızlık veriyorsunuz? Oysa siz biliyorsunuz şüphesiz ki ben Allah'ın size (gönderilmiş) elçisiyim" demişti. Ne zaman ki onlar yamuldu, Allah da onların kalplerini yamulttu. Ve Allah, o itatten çıkanlar topluluğunu doğruya iletmez.
6- Ve bir zaman Meryem'in oğlu İsa: "Ey Yakub'un oğulları, şüphesiz ki ben o Tevrat'tan önümde olanı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek bir elçiyi -ki onun adı Ahmed dir- müjdeleyici olarak Allah'ın size (gönderilmiş) elçisiyim" demişti. Ne zaman ki o (Ahmed), onlara o apaçık belgeleri getirdi, onlar: "Bu, bir apaçık sihirdir" demişlerdi.
7- Ve o kimseden daha haksızı kimdir ki o, kendisi İslam'a çağrılmakta olduğu halde Allah'a karşı o yalanı yakıştırmıştır? Ve Allah, o haksızlık yapanlar topluluğunu doğruya iletmez.
8- Onlar ağızları ile Allah'ın ışığını söndürmek istiyorlar, ve eğer ki o gerçeği örtücüler çirkin görse de Allah kendisinin ışığını tamamlayıcıdır.
Selam olsun kurân müminlerine
YanıtlaSil