28 Nisan 2026 Salı

Enam s. 20 Ayeti: Kitap Verilenlerin Oğulları Gibi Tanıdıkları kimdir?

Kur'an'ın doğru anlaşılmasında ayetlerin öncesini ve sonrasını (siyak sibakı) dikkate alan bir okuma yapılmasının önemi herkes tarafından kabul gören bir yöntem olmasına rağmen, maalesef bu yöntem bazı ayet okumalarında göz ardı edilmektedir. 

Sözü uzatmadan bu dediğimize örnek olarak verebileceğimiz bir ayet de Enam s. 20. ayetidir.

Ayetin Arapça metni ve çevirisi şu şekildedir:

اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْۢ اَلَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ۟

---- Bizim kendilerine o kitabı verdiğimiz kimseler, onu oğullarını tanımakta oldukları gibi tanıyorlar. O kimseler ki benliklerini ziyana sokmuşlardır, artık onlar inanmazlar.

Bu ayetin çeşitli kimseler tarafından yapılan meallerine baktığımızda, çoğu meal yapıcısının kitap verilenlerin oğulları gibi tanımakta olduğunun elçi olduğu şeklinde bir anlam verdiğini görmekteyiz.

"Peki bu anlam sağlıklı bir anlam mıdır?" dersek, evet cevabını vermek maalesef zordur. Çünkü ayetin öncesi gözetilmemiş ve daha önceki mealler taklit edilerek anlamlandırılmaya çalışılmış olduğu görülmektedir. Ayette geçen Ebnaehum kelimesinin erkek çocuğu kastetmesinden yola çıkılarak ki aynı hata Bakara s. 146. ayetinin çevirilerinde de yapılmış ve bunu daha önce ele almaya çalışmıştık, hemen bunun Muhammed a.s. olduğu şeklinde bir anlam verilmiştir.

Bu ayette önemli nokta Ya'rifuhehu kelimesindeki Hu zamiridir. Meal yapanların hepsi zamirlerin bazı istisnai durumlar olsa da en yakın isme döndüğünü mutlaka bilmektedir, fakat bu kuralı bir çoğu es geçerek yoruma dahil olabilecek bir anlam vermeyi tercih etmişlerdir.

Eğer Muhammed veya Elçi şeklinde anlam veren meal yapıcıların hepsine "Ayette geçen hu zamirinin mercii hangi isimdir?" diye sorsanız istisnasız olarak hepsi "Bir önceki ayette geçen Kur'an'dır" diye cevap verecektir. Fakat bu anlamı meale neden yansıtmadıklarını merak konusudur.

Hasılı kelam; Enam s. 20 ayetinde geçen kitap verilenlerin oğulları gibi tanıdıkları Muhammed a.s. değil, bir önceki ayetteki Kur'an'dır. Kitap verilenler onu da Saff. s. 6. ayetinde beyan edildiği üzere önceden tanımaktadırlar, fakat bu ayette geçen tanıma onunla ilgili değil, ona vahyedilen Kur'an ile ilgilidir. Bunun böyle olduğu bağımsız ve ve dikkatli bir okumayapan herkesçe malumdur. 

Ayetin çevirilerinde onu (Kur'an'ı) şeklinde açılan parantezlerin, ya da hiç parantez açmadan sadece metni çevirenlerin isabetli, (Muhammed'i) şeklinde açılan parantezlerin isabetsiz olduğunu söyleyebiliriz.

                                               EN DOĞRUSUNU ALLAH C.C. BİLİR.

1 yorum: