12 Mart 2026 Perşembe

DUHA SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Ant olsun o kuşluk vaktine.

2- Ve o geceye dinginleştiği zaman.

3- Senin Efendin seninle ilgiyi kesmedi ve (sana) kızmadı.

4- Ve kesinlikle o sonraki (yaşam) senin için bu şimdiki (yaşamdan) daha hayırlıdır.

5- Ve ileride Efendin kesinlikle sana sunacak da sen hoşnut olacaksın.

6- O, seni yetim olarak buldu da sığındırmadı mı?

7- Ve seni şaşkın olarak buldu da doğruya iletmedi mi?

8-Ve seni yoksul olarak buldu da ihtiyaçsız kılmadı mı?

9- Şimdi o yetime gelince, sen sakın ezme.

10- Ve o talep ediciye (dilenciye) gelince, sakın şarlama.

11- Ve senin Efendinin gönendirmesine gelince, artık sen (ondan) durmaksızın söz et.

LEYL SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Ant olsun o geceye, (güneşi) kaplayacağı zaman.

2- Ve o gündüze, (güneşi) ortaya çıkardığı zaman.

3- Ve o şeye, ki o erkeği ve o dişiyi yarattı.

4- Şüphesiz ki sizin çabalamanız kesinlikle ayrı ayrıdır.

5- 6- Şimdi o kimseye gelince ki o sunmuş ve korunmuş ve o en iyiyi doğrulamıştır.

7- Artık biz ona yakında o kolay olanı kolaylaştıracağız.

8- 9- Ve o kimseye gelince ki o cimrilik etmiş ve ihtiyaçsızlık göstermiş ve o en iyiyi yalanlamıştır.

10- Artık biz ona yakında o zor olanı kolaylaştıracağız.

11- O, (ateşe) düştüğü zaman, kendisinin malı ondan ihtiyacı nasıl giderecek?

12- Şüphesiz ki o doğru yola iletmek, bizim üzerimizedir.

13- Ve şüphesiz ki o sonraki (yaşam) ve bu şimdiki (yaşam) bizimdir.

14- Artık ben sizi harlamakta olan bir ateşle uyardım.

15- Ona o en hayduttan başkası yaslanmayacak.

16- O kimse ki yalanlamış ve (başka tarafa) yakınlaşmıştı.

17- Ve o en çok korunan ise yakında ondan uzak tutulacaktır.

18- O kimse ki kendi malını vererek (benliğini) arındırır.

19- 20- Ve onun yanında (verdiği) gönençten bir karşılığı (borcu) hiçbirinin olmaz, kendi o en yüce Efendisinin yüzünü araması başka.

20- Ve o ileride kesinlikle hoşnut olacaktır.


11 Mart 2026 Çarşamba

ŞEMS SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Ant olsun o güneşe ve onun aydınlığına.

2- Ve o aya, onu peşi sıra izlediği zaman.

3-Ve o gündüze, onu ortaya çıkardığı zaman.

4- Ve o geceye onu kaplayacağı zaman.

5- Ve o göğe ve o şeye ki onu yapılandırdı.

6- Ve o yere ve o şeye ki onu yayıp döşedi.

7- Ve benliğe ve o şeye ki onu denkleştirdi.

8- Böylece ona sınır tanımaz taşkınlığı ve korunma bilincini ilham etti.

9- Kesinlikle başarıya erişmiştir o kimse ki onu (benliği) arındırmıştır.

10- Kesinlikle perişan olmuştur o kimse ki onu (benliği) toprağa gömmüştür.

11- Semud, kendisinin taşkınlığı nedeniyle yalanladı.

12- 13- Hani onun en haydutu harekete geçmişti de Allah'ın elçisi onlara: "(Aman dikkat) Allah'ın devesine ve onun suvarılma hakkına" demişti. 

14- Bu uyarıya rağmen onlar onu (Salih'i) yalanlamışlar ve ayaklarını keserek onu (deveyi) öldürmüşlerdi. Bunun üzerine kendilerinin Efendisi peşlerine takılı suçu nedeniyle onların üzerini kapatıvermiş, böylece onu (Semud'u) dümdüz etmişti.

15- Ve O, onun (yok edilmesinin) sonucundan da kaygılanacak da değildi.


BELED SURESİ ÇEVİRİSİ

1- 2- Hayır, ben kasem ederim şu yerleşim merkezine, ki sen bu yerleşim merkezine serbestsin (buranın sakinisin).

3- Ve babaya ve o şeye ki (ondan) doğmuştur.

4- Ant olsun ki biz o insanı bir dayanıklılık içinde yarattık.

5- Hesap mı ediyor o, kendisinin üzerine biri asla güç yetiremeyecek?

6- O: "Ben, yığınla mal yok ettim" diyor.

7- Hesap mı ediyor o, kendisini biri görmedi?

8- Biz ona iki göz vermedik mi?

9- Ve bir dil ve iki dudak?

10- Ve biz onu o iki tepeye (dil ve iki dudakla annesinin memesine) iletmedik mi?

11- Buna rağmen o,  Akabeye (zorlu yokuşa) göğüs geremedi.

12- Ve sana ne akıl erdirtti nedir Akabe?

13- (O), boynu bağlıyı (köleyi) çözmektir.

 14- 15- Veya kıtlığın sahibi bir günde yakınlığın sahibi (akraba) bir yetime veya toprağın sahibi (topraktan başka bir şeye sahip olmayan) bir çaresizi yedirmektir.

16- 17- Aynı zamanda o kimselerden olmaktır ki onlar inanmışlar ve o direnci birbirine tembihlemişler ve o şefkati birbirine tembihlemişlerdir.

18- İşte onlar, o sağın arkadaşlarıdır.

19- Ve o kimseler ki bizim delillerimizi örtmüşlerdir, onlar da o solun  arkadaşlarıdır.

20- (Kapıları) kilitlenmiş bir ateş, onların üzerindedir.


10 Mart 2026 Salı

FECR SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Ant olsun Fecre.

2- Ve on geceye.

3- Ve o çifte ve o teke.

4- Ve o geceye, yürüyeceği  zaman.

5- (Kötülüğün önüne) taş koyan akıl sahibi için bir kasem, bunda değil midir?

6- Sen görmedin mi senin Efendin nasıl yaptı Ad'ı?

7- İrem'i o direklerin sahibi?

8- Öyle ki onun bir örneği o yerleşim merkezleri içinde yaratılmamıştı.

9- Ve Semud'u, o kimseler ki o vadide kayaları oymuşlardı.

10- Ve Firavun'u, o kazıkların (piramitlerin) sahibi?

11- 12- Onlar öyle kimselerdi ki o yerleşim merkezlerinde taşkınlık yapmışlardı da, oralarda o fesadı çoğaltmışlardı.

13- Bu yüzden senin Efendin onların üzerine azabın kamçısını boşaltıvermişti.

14- Şüphesiz ki senin Efendin kesinlikle o gözlem yerindedir.

15- Şimdi o insana gelince, ne zaman ki kendisinin Efendisi onu yokladı bu nedenle ona cömertlik yaptı ve onu gönendirdi, hemen o: "Benim Efendim bana değer verdi" der.

16- Ve (bunun tersine) gelince, ne zaman ki O onu yokladı bu nedenle kendisinin rızkını onun üzerine ölçü koydu (kısıtladı), hemen o: "Benim Efendim beni alçalttı" der.

17- Hayır doğrusu, siz o yetime değer vermezsiniz.

18- Ve o çaresizin yemeğine karşı bir teşvikte bulunmazsınız.

19- Ve o mirası hak gözetmeden yedikçe yersiniz.

20- Ve o malı da doyumsuz sevgiyle seversiniz.

21- 22- Hayır, o yer çarpıla çarpıla darmadağın edildiği ve senin Efendin ve o melek (topluluğu) sıra sıra geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman.

 23- Ve o gün o insan iyice hatırlayacak, fakat o hatırlama(nın faydası) onun için nasıl (olacak)?

24- O: "Ah keşke (sonsuz) yaşamım için (iyi şeyleri) önceleseydim" diyecek.

25- Artık o gün azaplandıramaz O'nun azabı gibi hiçbiri.

26- Ve bağlayamaz O'nun bağlaması gibi hiçbiri.

27- 28- 29- 30- Ey (yaşamın imkanlarıyla) yatışmış o benlik, sen kendi Efendine (sen O'ndan) hoşnut kalıcı (O da senden) hoşnut olmuş olarak dön de benim kullarımın arasına gir ve benim bahçeme gir.


9 Mart 2026 Pazartesi

ĞAŞİYE SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Sana, o (dehşeti insanları) kaplayıcının sözü geldi mi?

2- Bazı yüzler o gün saygıyla öne eğilendir. 

3- (Onlar yaşarken) işleyendir, (fakat boşuna) yorulandır.

4- Kızışan ateşe yaslanacaktır.

5- Son derece kaynayan bir gözeden içirilecektir.

6- Zehirli kuru dikenden başka bir yiyecek onlar için olmayacaktır.

7- (O), beslemez ve açlıktan ihtiyaçsız kılmaz.

8- Bazı yüzler o gün gönenendir.

9- Kendisinin çabalaması nedeniyle hoşnut kalıcıdır.

10- Bir yüce bahçededir.

11- Onda amaçsız konuşanı işitmeyecektir.

12- Bir akıcı göze ondadır.

13- 14- 15- 16- Yükseltilmiş koltuklar ve (önlerine) konulmuş bardaklar ve sıralanmış yastıklar ve serilmiş halılar ondadır.

17- Onlar bakmazlar mı o deveye nasıl yaratılmış?

18- Ve o göğe nasıl yükseltilmiş?

19- Ve o dağlara nasıl dikilmiş?

20- Ve o yere nasıl düzlenmiş?

21- O halde sen hatırlat, sen ancak ve ancak bir hatırlatıcı.

22- Onların üzerinde asla değilsin bir zorlayıcı.

23- O kimse hariç ki kendisi (başka tarafa) yakınlaşmış ve gerçeği örtmüştür.

24- Artık onu da Allah o en büyük azapla azaplandıracaktır.

25- Şüphesiz ki onların dönüşleri bizedir.

26- Sonra şüphesiz ki onların hesapları bizim üzerimizedir.


A'LÂ SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Sen, kendi Efendinin en yüce adını tesbih et.

2- O ki yarattı ardından denkleştirdi.

3- Ve O ki ölçüledi ardından yol gösterdi.

4- Ve O ki otlağı çıkardı.

5- Ardından onu bir kupkuru süprüntü yaptı.

6- Biz seni okutacağız da sen unutmayacaksın. 

7- Allah'ın dilediği şey başka. Şüphesiz ki O, açığa vurulanı ve o şeyi bilir ki o saklanmaktadır.

8- Ve biz sana kolay olanı (daha da) kolaylaştıracağız.

9- O halde sen de hatırlat, eğer o hatırlatma fayda verecekse.

10- Hatırlayacaktır o kimse ki kendisi çekinmektedir.

11- Ve ondan (kendisini) uzak tutacaktır o en haydut.

12- O ki en büyük ateşe yaslanacaktır.

13- Sonra onun içinde ölmeyecektir ve yaşamayacaktır.

14- 15- Kesinlikle başarıya erişmiştir o kimse ki (benliğini) arındırmış ve kendi Efendisinin adını hatırlamıştır da kulluk görevini yerine getirmiştir.

16- 17- Aksine, o sonraki (yaşam) daha hayırlı ve daha kalıcı olduğu halde siz bu şimdiki yaşamı öne geçiriyorsunuz.

18- Şüphesiz ki bu (hatırlatmalar) kesinlikle o önceki sahifelerde de vardır. İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde.


8 Mart 2026 Pazar

TARIK SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Ant olsun o göğe ve Tarığa.

2- Sana ne akıl erdirtti nedir Tarık?

3- (O), bir parlayan yıldızdır.

4- Hiçbir benlik yoktur ki, (yaptıklarını) kollayıp gözetici onun üzerinde olmasın.

5- O halde o insan neden (hangi maddeden) yaratıldı baksın.

6- O, bir hızla atılan sudan yaratıldı.

7- O, (erkeğin) omurgası ve (kadının) kaburga kemikleri arasından çıkar.

8- Şüphesiz ki O, onun (öldükten sonra yeniden) döndürülmesi üzerine kesinlikle güç yetiricidir.

9- O gün o gizlilikler yoklanacaktır.

10- Artık hiçbir kuvvet ve hiçbir yardımcı onun için olmayacaktır.

11- Ant olsun dönüşün sahibi o göğe.

12- Ve çatlağın sahibi o yere.

13- Şüphesiz ki o, kesinlikle bir ayırıcı sözdür.

14- Ve o, şaka değildir.

15- Şüphesiz ki onlar bir plan kuruyorlar.

16- Ve ben de bir plan kuruyorum.

17- O halde sen o gerçeği örtücülere süre ver, onları sıkboğaz etmeksizin sürelendir.


BURUC SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Ant olsun yükseltilerin sahibi o göğe.

2- Ve o söz verilmiş güne.

3- Ve tanıklık edene ve tanıklık edilmişe.

4- 5- Kahroldu tutuşturuculuğun sahibi ateş(i yakan) o çukurun arkadaşları.

6- Hani onlar onun başına oturanlardı.

7- Ve onlar o inananlara yapıyor oldukları şeye karşı tanıklık edenlerdi.

8- Ve onlar, mutlak güçlü, övgüye layık Allah'a inanıyor olmalarından başka (bir nedenle) onlardan öç almıyorlardı.

9- O ki, o göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Ve Allah her şeyin üzerine tanıklık edicidir.

10- Şüphesiz ki o kimseler o inanan erkekleri ve o inanan kadınları (ateşte) ayarttılar, sonra da (pişman olup) itaate dönmediler, artık cehennem azabı onlar içindir ve o yakıp mahvedicinin azabı onlar içindir.

11- Şüphesiz ki o kimseler inanmışlar ve o düzgün işleri işlemişlerdir, bahçeler onlar içindir ki onların altından o nehirler akar. Bu, o büyük başarıdır.

12- Şüphesiz ki senin Efendinin yakalaması, kesinlikle çok çetindir.

13- Şüphesiz ki O, (yaratmaya) başlatmakta olanın ve (yaratmayı tekrar) geri döndürecek olanın ta kendisidir.

14- 15- 16- Ve O, çok bağışlayıcıdır (kullarına) sevgi besleyendir, o şanı yüce tahtın sahibidir, neyi isterse kesinlikle yapandır.

17- 18- Ve o askerlerin, Firavun'un ve Semud'un (yaşadıklarının) sözü sana geldi mi?

19- Doğrusu o gerçeği örtmüş olan kimseler bir yalanlama içindedir.

20- Ve Allah ise onları ötelerinden kuşatıcıdır.

21- 22- Doğrusu o, şanı yüce bir okumadır, bir gözetilip kollanmış levhadadır.


7 Mart 2026 Cumartesi

İNŞİKAK SURESİ ÇEVİRİSİ

1- 2- O gök yarıldığı ve kendisinin Efendisini dinlediği zaman, ki buna hakikatlı kılınmıştır.

3- 4- 5- Ve o yer uzatıldığı ve o şeyler atıldığı ki onun içindedir ve boşaltıldığı ve kendisinin Efendisini dinlediği zaman, ki buna hakikatlı kılınmıştır.

6- Ey o insan şüphesiz ki sen, Efendine doğru didindikçe didinen, sonunda O'nunla karşılaşıcısın.

7- 8- 9- Şimdi o kimseye gelince ki kendisinin kitabı sağ eline verilmiştir, artık o, ileride bir kolay hesapla hesaba çekilecek ve kendi mensuplarına mutlu olarak çevrilecektir.

10- 11- 12- Ve o kimseye gelince ki kendisinin kitabı sırtının ötesine verilmiştir, artık o da, ileride yok oluşu çağıracak ve çılgın ateşe yaslanacaktır. 

13- Şüphesiz ki o, kendi mensuplarının içinde mutlu halde idi.

14- Şüphesiz ki o kanıya varmıştı ki (ölüm öncesi haline) asla dönüşüm geçirmeyecek.

15- Öyle değil, şüphesiz ki kendisinin Efendisi onu görücü idi.

16- 17- 18- Artık hayır, ben kasem ederim akşamın alaca karanlığına ve o geceye ve derleyip topladığı şeylere ve toplandığı zaman o aya.

19- Siz, kesinlikle ve kesinlikle aşamadan aşamaya bineceksiniz.

20- Onlara ne oluyor ki halâ inanmazlar.

21- Ve o okunan (Kur'an) okunduğu zaman boyun eğmezler.

22- Aksine, gerçeği örtmüş olan kimseler (Kur'an'ı) yalanlıyorlar.

23- Ve Allah o şeyi daha iyi bilendir ki onlar (içlerinde) saklıyorlar.

24- Artık sen onları çok acı verici bir azapla müjdele.

25- İnanmış ve o düzgün işleri işlemiş olanlar başka. Borç yüklenmemiş bir ödül, onlar içindir.


6 Mart 2026 Cuma

MUTAFFİFİN SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Perişanlık o ölçüyü ve tartıyı eksik yapanlar içindir.

2- Onlar öyle kimseler ki o insanlardan (kendileri için) ölçtürdükleri zaman, tastamam yaparlar.

3- Ve onlara ölçtükleri veya tarttıkları zaman ise, ziyan ettirirler.

4- 5- Kanıya varmaz mı onlar, çok büyük bir gün için (yeniden) harekete geçirilmiş olacaklar?

6- O gün o insanlar o tüm insanların Efendisi için kalkacaktır.

7- Hayır, şüphesiz ki o sınır tanımayanların kitabı, kesinlikle Siccin'dedir.

8- Ve sana ne akıl erdirtti nedir Siccin?

9- (O), bir rakamlanmış kitaptır.

10- O gün perişanlık o yalanlayanlar içindir.

11- Onlar öyle kimseler ki o yükümlülüğün gününü yalanlıyorlar.

12- Ve onu her aşırı giden günahkardan başkası yalanlamıyor.

13- Bizim delillerimiz ona ne zaman peşi sıra okunsa: "(Bu), o ilklerin söylenceleridir" diyor.

14- Hayır, doğrusu onların kalplerinin üzerini paslandırmıştır o şeyler ki kendileri kazanıyor idiler.

15- Hayır, şüphesiz onlar o gün kendilerinin Efendisin(in nimetlerin)den kesinlikle engellenmişlerdir.

16- Sonra, şüphesiz ki onlar kesinlikle o şiddetli ateşe yaslananlardır.

17- Sonra onlara: "Bu, o şeydir ki siz onu yalanmakta idiniz"  denilecektir.

18- Hayır, şüphesiz ki o yüce gönüllülerin kitabı, İlliyyin'dedir.

19- Ve sana ne akıl erdirtti nedir İlliyyin?

20- (O), bir rakamlanmış kitaptır.

21- Ona, o yakınlaştırılmışlar tanıklık  edecektir.

22- Şüphesiz ki o yüce gönüllüler, kesinlikle bir gönenç içindelerdir.

23- Onlar, o süslü koltuklar üzerinde (etrafa) bakacaklardır.

24- Sen onları yüzlerindeki o gönencin parıltısını tanıyacaksın.

25- 26- Onlar, bir mühürlenmiş katışıksız şaraptan içirilecekler ki onun mührü misktir. Nefes nefese kalarak yarışanlar artık bunda yarışsın.

27- Ve onun karışımı Tesnim'dendir.

28- (O), bir gözedir ki onu o yakınlaştırılmışlar içecektir.

29- Şüphesiz ki o suç işleyen kimseler, inanmış olan kimselerden bir kısmına gülüyorlardı.

30- Ve onlara rast geldikleri zaman, kaş göz işareti yapıyorlardı.

31- Ve kendi mensuplarına çevrildikleri zaman, keyiflenenler olarak çevriliyorlardı.

32- Ve onları gördükleri zaman: "Şüphesiz ki şunlar kesinlikle sapkınlardır" diyorlardı.

33- Oysa ki kendileri onların üzerine kollayıp gözeticiler olarak gönderilmemişlerdi.

34- 35- Artık bugün de inanmış olan kimseler o azılı gerçeği örtücülerden bir kısmına o süslü koltuklar üzerinden bakarak güleceklerdir.

36- O azılı gerçeği örtücülere geri döndürüldü mü o şeyler ki onlar yapıyor idiler?


İNFİTAR SURESİ ÇEVİRİSİ

1- O gök yarıldığı zaman.

2- Ve o parlayan cisimler saçıldığı zaman.

3- Ve o su kütleleri fışkırtıldığı zaman.

4- Ve o gömütler deşildiği zaman.

5- Her bir benlik öncelediği ve sonraladığı şeyleri bilmiştir.

6- Ey o insan, o cömert Efendine karşı seni ne aldattı?

7- O ki seni yarattı ardından seni denkleştirdi de seni(n azalarını) dengeledi.

8- Hangi bir şekilde dilemişse seni(n azalarını) birleştirdi.

9- Hayır, doğrusu siz o yükümlülüğü yalanlıyorsunuz.

10- 11- Ve şüphesiz ki (yaptıklarınızı) kesinlikle kollayıp gözetici değerli yazıcılar, sizin üzerinizdedir.

12- Onlar, sizin yapmakta olduğunuz şeyleri bilirler.

13- Şüphesiz ki o yüce gönüllüler, kesinlikle bir gönenç içindelerdir.

14- Şüphesiz ki o sınır tanımayanlar, kesinlikle bir şiddetli ateş içindelerdir.

15- Onlar, o yükümlülüğün gününde ona yaslanacaklardır.

16- Ve onlar, ondan algılanamayananlar da olmayacaklardır (sürekli göz önündedirler).

17- Ve sana ne akıl erdirtti nedir o yükümlülüğün günü?

18- Ve sonra yine sana ne akıl erdirtti nedir o yükümlülüğün günü?

19- O gün bir benlik, (başka) bir benlik için hiçbir şeye hükümran olamayacaktır. Ve o buyruk o gün, Allah'ındır.


5 Mart 2026 Perşembe

TEKVİR SURESİ ÇEVİRİSİ

1- O güneş sarıl(ıp ışığı kalma)dığı zaman. 

2- Ve o yıldızlar bulanıklaştırıldığı zaman.

3- Ve o dağlar yürütüldüğü zaman.

4- Ve o on aylık gebe develer sahipsiz bırakıldığı zaman.

5- Ve o vahşi hayvanlar sürülüp (bir araya) toplandığı zaman.

6- Ve o su kütleleri kaynatıldığı zaman.

7- Ve o benlikler eşleştirildiği zaman.

8- 9- Ve o (diri diri) gömülmüş kız çocuğuna, hangi peşine takılı suçundan dolayı öldürüldüğü (hakkında bilgi) talep edildiği zaman.

10- Ve o sahifeler yayıldığı zaman.

11- Ve o gök sıyrıldığı zaman.

12- Ve o alevli ateş çıldırtıldığı zaman.

13- Ve o bahçe yakınlaştırıldığı zaman.

14- Her bir benlik ne hazırladığını bilmiştir.

15- Artık hayır, ben yemin ederim ki o (gündüzleyin) sinenlere, 

16- O (geceleyin) yuvalarına akıp gidenlere.

17- Ve kararmaya başladığı zaman o geceye.

18- Ve nefeslendiği zaman o sabaha.

19- 20- 21- Şüphesiz ki o, kesinlikle bir değerli elçinin sözüdür. (O elçi), o tahtın sahibinin yanında kuvvetin sahibi, mevki sahibi, itaat edilmiş, aynı zamanda çok güvenilendir.

22- Ve sizin arkadaşınız da asla bir cinlenmiş değildir.

23- Ve ant olsun ki o, onu o apaçık ufukta gördü.

24- Ve o (arkadaşınız), o algılanamayana(n bilgileri aktarmakta)  ketumluk edici* değildir.

*Ketumluk edici olarak çevirdiğimiz "Bidaninin" kelimesi, bazı kıratlarda "Zaninin" olarak okunmuştur. Bazı çevirilerde gördüğümüz "Töhmet altında tutulamaz, Suçlanamaz" şeklindeki çeviriler, bu kıraatın tercih edilmesi sonucudur.

25- Ve o, kesinlikle taşlanan şeytanın sözü de değildir.

26- O halde siz nereye gidiyorsunuz?

27- 28- Ve o, sizden dosdoğru olmayı dilemiş olan kimseye o tüm insanlar için bir hatırlatmadan başka değildir.

29- Ve o tüm insanların Efendisi Allah dilemedikçe siz dilemiyorsunuz.*

*Allah (c.c) kullarının inanmak veya inanmamak noktasında serbest bırakmış bu tercihlerinde onlara hiçbir müdahele de bulunmayacağını beyan etmiştir. Bu ayet ise Mekkeli müşriklerin serbest iradelerini kullanarak inatlarına dikkat çekmektedir. Allah (c.c) zımnen onlara "Sizler inanmamayı o kadar diliyorsunuz ki bu inadınız ancak benim sizi inanmaya zorlamamla kırılabilir" demektedir. Bu ayetin çevirilerinde gördüğümüz "Siz dileyemezsiniz" şeklindeki çeviriler, sanki Allah (c.c.) kullarının inanmak veya inanmamak noktasındaki tercihlerine müdahale ediyor gibi bir durum oluşturması ve ayetlerin siyak sibak gözetilmeden okunması nedeniyle kanaatimizce doğru değildir. Çünkü muzari fiilin başına gelen "Ma" edatı şimdiki zaman anlamı verir. Çevirmenler fiilin başında sanki "La" edatı yani varmış gibi yani gelecek zaman anlamı vermişlerdir.


4 Mart 2026 Çarşamba

ABESE SURESİ ÇEVİRİSİ

1- 2- O, surat astı ve (başka tarafa) yakınlaştı, kendisine o kör geldi diye.

3- 4- Ve sana ne akıl erdirtiyor, belki o (benliğini) arındıracak veya iyice hatırlayacak da o hatırlama kendisine fayda verecek.

5- 6- O kimseye gelince ki o ihtiyaç hissetmemiştir, sen ona yankılatmaya (çağrından karşı cevap almaya) çalışıyorsun.

7- Ve senin üzerinde değil onun arınmazlığı(nın sorumluğu).

8- 9- 10- Ve o kimse ki (Allah'tan) çekinmekte olduğu halde koşarak sana gelmiştir. Buna rağmen sen ondan (geri durup başkasıyla) oyalanıyorsun.

11- Hayır, şüphesiz ki o bir hatırlatmadır.

12- Artık kim dilerse onu hatırlar.

13-14- 15- 16- (O), değerli kılınmış, yükseltilmiş, temizlenmiş sahifelerdedir, değerli, yüce gönüllü elçilerin elleriyle (yazılmıştır).

17- Kahrolası o insan! Kendisi ne de nankördür.

18- O, hangi şeyden yarattı onu?

19- Bir döllenmiş hücreden yarattı onu da ölçülendirip biçimlendirdi onu.

20- Sonra o (seçebileceği iki) yola kolaylaştırdı onu.

21- Sonra öldürdü onu da gömüte koydurdu onu.

22- Sonra dilediği zaman yaydı onu.

23- Hayır o, O'nun kendisine buyurduğu şeyi henüz yerine getirmedi.

24- Şimdi, o insan kendisinin yiyeceğine baksın.

25- Şüphesiz ki biz o suyu boşalttıkça boşalttık.

26- Sonra o yeri yardıkça yardık.

27- 28- 29- 30- 31- 32- Böylece onda daneyi ve üzümü ve yoncayı ve zeytini ve hurmayı ve koca ağaçlı alımlı bahçeleri ve meyveyi ve otlağı, sizin ve gönenç sağlayan hayvanlarınız için bir yarar olarak bitirdik.

33- Artık o kulakları sağır eden gümbürtü geldiği zaman...

34- O gün o kişi kaçacak kendi kardeşinden. 

35- Ve kendi annesinden ve kendi babasından.

36-  Ve kendi (hayat) arkadaşından ve kendi oğullarından.

37- O gün onlardan her bir kişinin durumu kendisine yetecektir.

38- Bazı yüzler o gün ağarandır.

39- Gülendir, müjdelenendir.

40- 41- Ve bazı yüzler ki o gün toz toprak onların üzerindedir, onları saracaktır bir kara. 

42- İşte onlar o gerçeği örtenlerin sınır tanımayanların ta kendileridir.


3 Mart 2026 Salı

NAZİAT SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Ant olsun (canları) boğarak o çekip alanlara.

2- Ve usulca o çıkaranlara.

3- Ve (yörüngelerinde) yüzdükçe o yüzenlere.

4- Derken öne geçtikçe o geçenlere.

5- Derken işi düzenledikçe o düzenleyenlere.

6- O gün sarsacaktır o sarsıcı.

7- Onu izleyecektir o artçı.

8- Kalpler, o gün hızlı çarpandır.

9- Onların (kalplerin sahiplerinin) gözleri saygıyla öne eğilendir.

10- 11- 12- Onlar: "Biz çürümüş topraklar olduğumuz zaman mı, gerçekten biz mi o çukurda kesinlikle geri döndürülmüşler (olacağ)iz?" diyorlardı, (Evet denildiğinde de): "Bu, o takdirde ziyan ettirici bir tekrardır" demişlerdi.

13- 14- Oysa o (dönüş), ancak ve ancak bir tek komuttur. Birden onlar o uyananlardır.

15- Musa'nın (yaşadıklarının) sözü sana geldi mi?

16- 17- 18- 19- Bir zaman kendi Efendisi ona o kutsanmış vadi Tuva'da: "Sen, Firavun'a git, doğrusu o taşkınlık yaptı. (Ona) 'Sen (benliğini) arındırmaya var mısın? Ben seni Efendine (giden) yola ileteyim ki sen de (O'ndan) çekinesin'  de" diye seslenmişti.

20- Böylece o, en büyük delili ona göstermişti.

21- Buna rağmen o, yalanlamış ve baş kaldırmıştı.

22- Sonra koşarak dönüp gitmişti.

23- 24- Ardından (avanesini) toplamış onlara seslenmişti de: "Ben sizin en yüce efendinizim" demişti.

25- Bunun üzerine Allah onu o sonraki (yaşamın) ve bu ilk (yaşamın) ibretlik karşılığıyla tutuvermişti.

26- Şüphesiz ki çekinmekte olan kimse için, kesinlikle bir ders bundadır.

27- Siz mi yaratılış bakımından daha çetinsiniz yoksa gök mü? O, onu yapılandırdı.

28- Onun kubbesini yükseltti de onu denkleştirdi.

29- Ve Onun gecesini kararttı ve aydınlığını çıkardı.

30- 31- Ve o yer, bundan sonra onu yuvarlattı, ondan onun suyunu ve otlağını çıkardı.

32- 33- Ve o dağlar, onları sizin ve gönenç sağlayan hayvanlarınız için bir yarar olarak sabitledi.

34- Artık o en büyük felaket geldiği zaman. 

35- O gün o insan neye koştuğunu iyice hatırlayacaktır.

36- Ve o şiddetli ateş görmekte olan kimse için belirginleştirilmiştir.

37- 38- 39- Şimdi o kimseye gelince ki o, taşkınlık etmiş ve bu şimdiki yaşamı öne geçirmiştir, artık şüphesiz ki o şiddetli ateş, o sığınacak yerin ta kendisidir.

40- 41- Ve o kimseye gelince ki o, kendisinin Efendisinin mevkiinden kaygılanmış ve o benliği keyfi eğilimden vazgeçirmiştir, artık şüphesiz ki o bahçe, o sığınacak yerin ta kendisidir.

42- Onlar sana o andan: "Onun sabitleşmesi (gerçekleşmesi) ne zaman?" diye (bilgi) talep ediyorlar.

43- Sende onun (vaktini) hatırlatmasından (yana bilgi) nerede?

44- Onun son noktası, senin Efendine aittir.

45- Sen ancak ve ancak ondan (o andan) çekinmekte olan kimseye bir uyarıcısın.

46- Onlar onu görecekleri gün (kabirlerde) bir akşam veya onun bir kuşluk vakti kadar bile kalmamış gibidirler.