10 Şubat 2026 Salı

SAFF SURESİ ÇEVİRİSİ

1- O göklerde ve o yerde olan şeyler,  Allah'ı tesbih etmiştir. Ve O, çok güçlüdür, en bilgedir.

2- Ey inanmış olan kimseler, yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?

3- Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah'ın yanında öfke bakımından büyük olmuştur.

4- Şüphesiz ki Allah kendisinin yolunda kenetlenmiş yapı gibi sıralanmış olarak öldürüşen kimseleri sever.

5- Ve bir zaman Musa topluluğuna: "Ey topluluğum, siz niçin bana rahatsızlık veriyorsunuz? Oysa siz biliyorsunuz şüphesiz ki ben Allah'ın size (gönderilmiş) elçisiyim" demişti. Onlar yamulduğunda, Allah da onların kalplerini yamulttu. Ve Allah, o itatten çıkanlar topluluğunu doğruya iletmez.

6- Ve bir zaman Meryem'in oğlu İsa: "Ey Yakub'un oğulları, şüphesiz ki ben o Tevrat'tan önümde olanı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek bir elçiyi -ki onun ismi Ahmed dir-" müjdeleyici olarak Allah'ın size (gönderilmiş) elçisiyim" demişti. O (Ahmed), onlara o apaçık delilleri getirdiğinde onlar: "Bu, bir apaçık sihirdir" demişlerdi.

7- Ve kendisi İslam'a çağrılmakta olduğu halde Allah'a karşı o yalanı yakıştırmış kimseden daha haksızlık yapan kimdir? Ve Allah, o haksızlık yapanlar topluluğunu doğruya iletmez.

8- Onlar ağızları ile Allah'ın ışığını söndürmek istiyorlar, ve eğer ki o gerçeği örtücüler çirkin görse de Allah kendisinin ışığını tamamlayıcıdır.

9- Eğer ki o ortak koşanlar çirkin görse de O, kendisinin elçisini o doğruya ileten ve o gerçeğin yaşam sistemi ile ki onu o (sahte) yaşam sistemlerinin tamamının üzerine üstün kılmak için gönderdi.

10- Ey inanmış olan kimseler, sizi bir acı azaptan kurtaracak ticaretin üzerine size kılavuzluk edeyim mi?

11- Siz Allah'a ve O'nun elçisine inanırsınız ve Allah'ın yolunda mallarınızla ve benliklerinizle güçlerinizi kullanırsınız. Eğer siz bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

12- (Bunları yaparsanız) O, sizin peşinize taklılı suçlarınızı bağışlar ve sizi bahçelere -ki onların altından o nehirler akar- ve Adn bahçelerinde güzel durulma yerlerine girdirir. Bu, o büyük başarıdır.

13- Ve diğeri -ki siz onu seveceksiniz- (o da), Allah'tan bir yardım ve ve bir yakın fetihtir. Ve sen o inananları müjdele.

14- Ey inanmış olan kimseler, siz Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem'in oğlu İsa o havarilere: "Allah'a (yardım için) benim yardımcılarım kimlerdir?" demişti. O havariler de: "Biz, Allah'ın yardımcılarıyız" demişti. Böylece Yakub'un oğullarından bir zümre inanmış ve bir zümre de gerçeği örtmüştü. Bunun üzerine biz de inanmış olan kimseleri düşmanlarına karşı güçlendirdik de onlar üstün gelenler oldular.
 

9 Şubat 2026 Pazartesi

MÜMTEHİNE SURESİ ÇEVİRİSİ

 1- Ey inanmış olan kimseler, eğer siz benim yolumda bir güç kullanmaya ve benim hoşnutluğumun peşine düşmeye çıktıysanız, kendilerine o gönül bağını saklamakta olduğunuz, benim düşmanım ve sizin düşmanınız olanları yakınlar bellemeyin. Onlar, o gerçekten size gelmiş olan şeyi örttükleri halde siz onları o gönül bağı ile karşılıyorsunuz. Onlar, sizin Efendiniz olan Allah'a inanmanız nedeniyle o elçiyi ve sizi (yurtlarınızdan) çıkarıyorlardı. Oysa ben sizin sakladığınız şeyleri ve açığa vurduğunuz şeyleri en iyi bilenim. Ve sizden kim onu yapıyorsa, kesinlikle o yolun denk olanından sapmıştır.

2- Eğer onlar sizi ele geçirirlerse, size düşmanlar olurlar ve size ellerini ve dillerini o kötülükle geniş tutarlar ve sizin de gerçeği örtmenizi arzu ederler.

3- Yakınlık bağları olanlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermez. O, o kalkışın gününde sizin aranızı ayıracaktır. Ve Allah, sizin işlemekte olduğunuz şeyleri bir en iyi görücüdür.

4- 5- İbrahim'de ve onun beraberindeki kimselerde sizin için (şirk hastalığına) kesinlikle bir iyileştirici merhem vardır. Bir zaman onlar topluluklarına -İbrahim'in babasına: "Senin için kesinlikle bağışlama isteyeceğim ve ben senin için Allah'tan hiç bir şeye hükümran olamam" demiş olması başka- "Şüphesiz ki biz sizden ve Allah'ın berisinden kulluk etmekte olduğunuz şeylerden ayrılıp uzaklaşanlarız, biz sizi(n gerçeğinizi) örttük ve siz Allah'a O'na tek olarak inanana kadar bizimle sizin aranızda o düşmanlık ve o nefret sonsuz olarak belirmiştir. Ey Efendimiz, biz seni üstlenici edindik ve biz sana içtenlikle yöneldik ve o varış yeri sanadır. Ey Efendimiz, sen bizi gerçeği örtmüş olan kimselere bir deneme konusu yapma ve bizi bağışla ey Efendimiz. Şüphesiz ki sen çok güçlünün en bilgenin ta kendisisin" demişlerdi. 

6- Ant olsun ki sizin için onlarda Allah'ı ve o sonraki günü bekleyen kimseye (şirk hastalığına) bir iyileştirici merhem vardır. Ve kim (başka tarafa) yakınlaşırsa, artık şüphesiz ki Allah ihtiyaçsızın, övgüye çok lâyığın ta kendisidir.

7- Umulur ki Allah, sizinle onlardan düşmanlaşmış olduğunuz kimselerin arasına bir gönül bağı oluşturur. Ve Allah (bunu yapmaya) güç yetiricidir. Ve Allah bir çok bağışlayıcıdır, bir şefkati süreklidir.

8- Allah, yaşam sistemi konusunda sizinle öldürüşmemiş ve sizi yurtlarınızdan çıkarmamış kimselerden, onlara karşı geniş gönüllü olmanızdan ve onlara karşı hakkaniyetli olmanızdan sizi vazgeçirmez. Şüphesiz ki Allah, o hakkaniyetli davrananları sever.

9- Allah ancak ve ancak, yaşam sistemi konusunda sizinle öldürüşmüş ve sizi yurtlanızdan çıkarmış ve sizin çıkarılmanıza karşı sırt vermiş kimseleri yakın edinmenizden sizi vazgeçirir. Ve kim onlara yakınlaşırsa, artık işte onlar o haksızlığı yapanların ta kendileridir.

10- Ey inanmış olan kimseler, o inanmış kadınlar göç edenler olarak size geldiği zaman, artık siz onları sınayın. Allah onların inancını en iyi bilendir. (Sınama sonrası) eğer ki onları inanan kadınlar olarak bilirseniz, artık siz onları o azılı gerçeği örtücülere döndürmeyin. O kadınlar onlar için (evliliğe) serbest olmaz ve onlarda o kadınlar için (evliliğe) serbest olmaz. Ve siz onlara harcadığı şeyleri verin. Ve siz onların emek karşılıklarını verdiğiniz zaman, onlarla evlenmenizde sizin üzerinize bir sakınca olmaz. Ve siz o gerçeği örtücü kadınların (evlilik) bağını elde tutmayın ve siz onlar için harcadığınız şeyleri talep edin ve onlar da (eşleri göç etmiş erkekler) harcadıkları şeyleri talep etsinler. Bu sizin için, Allah'ın kararıdır. O, sizin aranızda böyle karar veriyor. Ve Allah, bir en iyi bilicidir, bir en bilgedir.

11- Ve eğer eşlerinizden biri o azılı gerçeği örtücülere kaçar siz de (savaşı ganimetle) sonuçlandırırsanız, artık siz eşleri gitmiş olan kimselere harcadıkları şeyin örneği kadar verin. Ve siz Allah'a karşı korunun ki siz O'na inananlarsınız.

12- Ey o haberci, o inanan kadınlar sana Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak ve çalmamak ve evliliksiz beraberlikte bulunmamak ve çocuklarını öldürmemek ve bir dehşetli yalan getirmemeleri ki onu elleri ve ayaklarının arasında yakıştırıyorlar ve benimsenene uygun konularda sana baş kaldırmamaları üzerine bey'atlaşmaya geldiği zaman, artık sen onlarla bey'atlaş ve onlar için Allah'a bağışlama iste. Şüphesiz ki Allah, bir çok bağışlayıcıdır, bir şefkati süreklidir.

13- Ey inanmış olan kimseler, Allah'ın kendilerine hiddetlendiği bir topluluğa sakın yakınlaşmayın. Onlar, o kabirlerin arkadaşlarından olan o azılı gerçeği örtücülerin ümit kestiği gibi o sonraki (yaşamdan) kesinlikle ümit kesmişlerdir.