31 Mart 2026 Salı

Bakara s. 146. Ayeti: Kitap Verilenlerin Oğulları Gibi Tanıdıkları kimdir?

Yazının başlığındaki sorunun cevabı, bu ayetin bir çok çevirisinde (istisnalar hariç), Muhammed a.s. olarak verilmiştir. Bunun nedeni ayet içinde "Oğulları" kelimesinin geçmiş olması, bunun da bir insanı göstermesinden yola çıkılarak, tanınan şeyin bir insan yani elçi Muhammed a.s. olabileceği görüşünü pekiştirmiştir. Bu görüş yorumlardan bir yorum olarak düşünülebilir, fakat konuyu ilgili ayetlerin bütünlüğünde düşünmeye çalıştığımız zaman, bu yorumun pek isabetli olduğunu söylemek mümkün görülmemektedir.

Yazımızda يَعْرِفُونَهُ kelimesindeki hu zamirinin neye delalet edebileceği yönündeki düşüncelerimizi paylaşmaya çalışacağız. Malum olduğu üzere Arapça da zamir en yakın isme döner, bunun Kur'an'da istisnai durumları görülmesine rağmen genel kaide bu şekildedir. Bu kelimedeki hu zamirini elçiye döndürmeyi gerektirecek bir karinesi yoktur, fakat Mescidi Haram'a döndürülecek karineleri bulunmaktadır.

Önce Bakara s. 144. ayetine bir bakalım.

قَدْ نَرٰى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَٓاءِۚ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضٰيهَاۖ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

 ----Biz, senin yüzünü o göğe çevrilip durduğunu kesinlikle görüyoruz. Şimdi biz seni bir yöne yakınlaştıracağız ki sen ona hoşnut olacaksın. Artık sen yüzünü Mescidi Haram tarafına yakınlaştır. Ve siz nerede olursanız, artık yüzlerinizi onun tarafına yakınlaştırın. Ve şüphesiz ki o kitap verilmiş olan kimseler, bunun Efendilerinden  bir gerçek olduğunu kesinlikle biliyorlar. Ve Allah onların işlemekte olduğu şeylerden duyarsız değildir.

Bu ayetteki anahtar kelime Mescidi Haram'dır. Devam eden cümle olan Fevellu vücuheküm şatrahu daki hu zamirinin mercii Mescidi Haram'dır. Devam eden "Ve şüphesiz ki o kitap verilmiş olan kimseler, bunun Efendilerinden  bir gerçek olduğunu kesinlikle biliyorlar" cümlesi 146. ayeti anlamakta bize önemli bir ipucu vermektedir.

Şimdi gelelim 146. ayete.

اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْۜ وَاِنَّ فَر۪يقاً مِنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

----Bizim kendilerine o kitabı verdiğimiz kimseler, onu oğullarını tanımakta oldukları gibi tanıyorlar. Ve şüphesiz ki onlardan bir bölük de gerçeği bilmekte oldukları halde kesinlikle gizliyorlar. 

Eğer bu ayeti tek bir ayetmiş gibi okursak, Ebneehum kelimesinden çıkarılabilecek anlam Muhammed a.s. olabilir, fakat öyle değildir. 144. ayete baktığımızda Mescidi Haram kelimesi ve ona işaret eden bir hu zamiri bulunmakta ve Mescidi Haram'ın kıble olmasının kesin bir gerçek olduğunu bilen Kitap verilmiş kimselere dikkat çekilmektedir.

Bu noktaları dikkate alarak 146. ayeti okuduğumuzda karşımıza şu durum çıkmaktadır.

Kendilerine kitap verilmiş olan kimseler onu yani Mescidi Haramın kıble olduğunu çok iyi biliyorlar, fakat işlerine gelmediği için bunu gizliyorlar.

Ayette geçen Ya'rifune ebneehum ifadesi, bunun kitap ehli tarafından çok iyi bilindiğini ifade etmesi bakımından kullanılmış bir deyimdir. 144. ayette geçen Elhak kelimesinin 146. ayette yine geçmesi, kitap ehlinin oğulları gibi tanıdıkları şeyin Muhammed a.s. değil Mescid Haram ve onun kıble olması olduğu anlaşılmatadır.

Dolayısıyla Bakara s. 146. ayetinde kitap ehlinin tanıdıkları haber verilen şeyin Muhammed a.s. olduğu yönünde açılan parantezlerin isabetli olduğunu söylememiz güçtür. İsabetli olan görüşün 144. ayeti dikkate alarak yapılan bir okuma neticesinde ortaya çıkan, kitap ehlinin oğullarını tanıdıkları gibi tanıdıkları şeyin Mescid Haram ve onun kıble olduğu gerçeğidir. Eğer ayete bir parantez açılacaksa, bunu (Elçi, Muhammed, Peygamber, Kur'an) olarak değil, (Mescidi Haram'ın kıble olduğunu) açmak daha isabetli olacaktır.

                                 EN DOĞRUSUNU ALLAH C.C. BİLİR.

16 Mart 2026 Pazartesi

NAS SURESİ ÇEVİRİSİ

 1- 2- 3- 4- 5- 6- Sen de ki: "Ben, sığınırım o insanların Efendisine, o insanların hükümdarına, o insanların tanrısına o işkillendirici sinsinin şerrinden ki o, o insanların göğüslerini işkillendirir, (o ki) o insandan ve o cindendir.

FELAK SURESİ ÇEVİRİSİ

1- 2- 3- 4- 5- Sen de ki: "Ben, sığınırım (onu karanlıktan yarıp çıkaran) o sabahın Efendisine, yarattığı şeylerin şerrinden ve (karanlığı) çöktüğü zaman kararanın şerrinden ve o düğümlere üfleyen kadınların şerrinden ve kıskandığı zaman kıskananın şerrinden.

İHLAS SURESİ ÇEVİRİSİ

1- 2- 3- 4- Sen de ki: "O, Allah'tır, tektir. Allah, her ihtiyacı giderendir, kendisi ihtiyaçsızdır. O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Ve hiçbiri O'na denk olmamıştır."

 

TEBBET SURESİ ÇEVİRİSİ

1-  Ebu Leheb'in iki eli kurusun ve kurudu da.

2- Onun malı ve kazandığı şeyler, kendisinden bir ihtiyacı gidermedi.

3- O, yakında kızıl alevin sahibi bir ateşe yaslanacak.

4- Ve onun karısı da o odunun taşıyıcısı olarak.

5- Hurma lifinden bir ip kendisinin gerdanında olarak.


NASR SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Allah'ın yardımı ve o fetih geldiği zaman...

2- Ve sen gördün ki o insanlar bölük bölük Allah'ın (yüklediği) yükümlülüğüne giriyorlar.

3- Hemen sen Efendini övgü ile tesbih et ve O'nun bağışlamasını iste. Şüphesiz ki O, lütufla çokça dönücüdür.

KAFİRUN SURESİ ÇEVİRİSİ

1- 2- 3- 4- 5- 6- Sen de ki: "Ey o gerçeği örtücüler! Ben kulluk etmem o şeylere ki siz kulluk ediyorsunuz. Ve siz de kulluk ediciler değilsiniz o şeye ki ben kulluk ediyorum. Ve ben de kulluk edici değilim o şeylere ki siz kulluk ettiniz. Ve siz de kulluk ediciler değilsiniz o şeye ki ben kulluk ediyorum. Sizin yükümlülüğünüz sizedir ve benim yükümlülüğüm de banadır."

KEVSER SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Şüphesiz ki biz sana o çokça hayır nimeti verdik.

2- O halde sen kulluk görevini Efendine karşı yerine getir ve boğazla*.

3- Şüphesiz ki sana kin besleyen var ya, o soyu kesik olanın ta kendisidir.

* Venhar kelimesine boğazla anlamı verme gerekçemiz, kelimenin kök anlamının deveyi boğazlamak anlamına gelmesindendir. Bugün dilimizde halen kullanılan intihar kelimesi de bu kökten gelmektedir. Bazı meallerde farklı bir karşılık verilmiş olmasına karşın bizim tercihimiz bu yöndedir. İbrahim a.s. sonrası zaman içinde bozulan inanç yapısı, kulluğun özü olan ve salat kelimesi ile ifade edilen ve bizim namaz olarak bildiğimiz kıyam- rüku- secde formlarının birleştiği ritüelin putlara hasrediliyor olması aynı zamanda kurban olarak bildiğimiz hayvan boğazlama ritülenin de putlara hasrediliyor olmasını arkaplanını dikkate aldığımızda, namazın ve kurbanın sadece Allah'a has kılınması gerektiği ortaya çıkmaktadır.

15 Mart 2026 Pazar

MAUN SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Sen o kimseyi gördün mü ki kendisi o yükümlülüğü yalanlamaktadır?

2- İşte şu o kimsedir ki, kendisi o yetimi itip kakmaktadır.

3- Ve o, o çaresizin doyumu üzerine bir teşvikte bulunmaz.

4- Perişanlık o kulluk görevini yerine getir(diğini iddia ed)enler içindir.

5- Öyle kimselerdir ki onlar, kulluk görevlerinden yanılanlardır.

6- Öyle kimselerdir ki onlar, gösteriş yapmaktalar ve o en küçük bir yardımı bile alıkoymaktalardır.


KUREYŞ SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Kureyş'i (birbirine) kaynaştırıcılığı için.

2- Onları o kış ve o yaz yolculuğunda (başkalarıyla) kaynaştırıcılığı için.

3- O halde onlar şu evin Efendisine kulluk etsinler.

4- O ki, onları açlıktan doyurdu ve onları kaygıdan güvene kavuşturdu.

FİL SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Sen görmedin mi senin Efendin nasıl yaptı Filin arkadaşlarını?

2- O, bir kayıp içinde bırakmadı mı onların planlarını?

3- Ve O, gönderdi onların üzerine sürü sürü kuş yığınını.

4- O (sürü sürü kuş), atıyordu onların üzerine pişirilmiş çamurdan taşları.

5- Böylece O, onları yaptı sanki bir yenilmiş ekin sapı.

HÜMEZE SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Perişanlık her bir sürekli çekiştiren, ayıplayan içindir.

2- O ki malı topladı ve onu boyna sayıp durdu.

3- O hesap ediyor ki, kendisinin malı onu (bu yaşamda) sürekli kalıcı kılacak.

4- Hayır o kesinlikle ve kesinlikle Hutameye fırlatılıp atılacak.

5- Ve sana ne akıl erditti nedir Hutame?

6- 7- (O), Allah'ın o tutuşturulmuş ateşidir ki o, o gönüllerin üzerine yükselir.

8- 9- Şüphesiz ki o, (ateşin kapıları) onların üzerine bir uzatılmış direkle kapatılmıştır.





ASR SURESİ ÇEVİRİSİ

1- Ant olsun o ikindi vaktine.*

2- Şüphesiz ki o insan, kesinlikle bir ziyan içindedir.

3- O kimseler başka ki onlar inanmışlar ve o düzgün işleri işlemişler ve o gerçeği birbirine tembihlemişler ve (haksızlığa) direnç göstermeyi birbirine tembihlemişlerdir.

* Bu kelime ile ilgili olarak tefsirlerde farklı görüşler bulunmaktadır. Bizim ikindi vakti anlamını tercih etme nedenimiz, kelimenin kök anlamı olan sıkmak, sıkıştırmaktan yola çıkarak gündüz vaktinin sıkışması, dolayısı ile bunun ikindi vaktine tekabül etmesi bu anlamın da görüşler arasında bulunmasındandır. Allahu a'lem. 

TEKASÜR SURESİ ÇEVİRİSİ

1- O karşılıklı çokluk yarışı sizi oyalandırdı.

2- Ta ki siz, o gömülme yerlerine varana kadar.

3- Hayır, siz ileride bileceksiniz.

4- Sonra yine hayır, siz ileride bileceksiniz.

5- Hayır, eğer siz o kesin bilgiyle bilseydiniz, (bu işlerle meşgul olmazdınız).

6- Siz, o şiddetli ateşi kesinlikle ve kesinlikle göreceksiniz.

7- Sonra siz onu o kesinkes bilginin gözüyle, kesinlikle ve kesinlikle göreceksiniz.

8- Sonra siz o gün o gönençlerden kesinlikle ve kesinlikle (bilgi) talep edileceksiniz.

KARİA SURESİ ÇEVİRİSİ

1- O çarpıcı felaket.

2- Nedir o çarpıcı felaket?

3- Ve sana ne akıl erditti, nedir o çarpıcı felaket?

4- O gün o insanlar saçılmış uçuşan canlılar gibi olacak.

5- Ve o dağlar (hallaç tarafından) yayılmış renkli yün gibi olacak.

6- 7- Şimdi, o kimseye gelince ki kendisinin tartılanları ağır gelmiştir, artık o, bir hoşnut kalıcı geçim içindedir.

8- 9- Ve o kimseye gelince ki kendisinin tartılanları hafif gelmiştir, artık onun annesi Haviyedir.

10- Ve sana ne akıl erdirtti nedir o?

11- (O), bir kızgın ateştir.