Adem İblis kıssası, Kur'an'da yedi ayrı sure içinde geçmekte ve İblis'in Adem'e secde etmeyi kabul etmemesi sonucu düştüğü durum Bakara s. 34. ve Sad s. 74. ayetlerinde Kafirlik olarak Kane minelkafirine şeklinde, Kehf s 50. ayetinde ise Cinlik olarak Kane minelcinni şeklinde geçmektedir. Biz bu yazımızda Kane fiilinin bu geçişlerdeki çevirileri üzerinde durarak, özellikle Kehf. s. 50. ayetindeki geçişinin hangi anlamda olabileceği üzerinde bir değerlendirme yapmaya çalışacağız.
Malum olduğu üzere Adem İblis kıssası, üzerinde halen konuşulan ve yüzyıllar öncesinden beri yazılan tefsirlerden beri birçok tartışmaya konu olan bir kıssadır ve tartışmaların içinde İblis'in melek mi yoksa cin mi olduğu tartışmaları da vardır. Biz bundan önceki yazılarımızda İblis'in neliği konusundaki fikrimizi onun temsili bir şahsiyet olduğu yönünde belirtmiştik.
Biz, Bakara ve Sad surelerinde geçen ifadeleri dikkate alarak Kehf. 50. ayetindeki Kane fiiline nasıl bir anlam verilmesi gerektiği yönünde bir tesbit yapmaya çalışacağız.
Kıssanın Bakara ve Sad surelerinde geçtiği ayetlerde, İblis'in Adem'e secde etmeyi ret etmesi sonucunda düştüğü durum "Kane minel kafirine" yani "O kafirlerden oldu" şeklindedir. Ayetlerin bütün meallerdeki çevirileri bazı istisnalar haricinde Kane fiiline Oldu anlamı verilerek yapılmıştır. Fakat iş Kehf s. 50. ayetine gelince bu fiil anlam değiştirmiş, bazı istisnalar hariç bütün mealler bu fiile İdi anlamı vermiş, bu nedenle İblis'in melek mi yoksa cin mi tartışmaları dahilinde İblis'in melek değil cin olduğu sonucuna bu ayet delil gösterilerek varılmıştır.
Evet bu fiil hem Oldu hem de İdi anlamı da taşımakta ve bu anlamları Kur'an içinde görmekteyiz. Fakat bu fiile hangi bu iki anlamdan hangisinin verilmesinin daha uygun olabileceği ayet ve kitap bütünlüğü dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir.
Bizim kanaatimiz o dur ki Kehf. 50. ayetinde geçen Kane minelcinni ifadesinin bu fiilin kıssada diğer geçişlerine verilen Oldu anlamının verilerek O, cinden oldu veya O, cinlerden oldu şeklinde anlam verilmesidir.
Neden mi?
Öncelikle bu fiile İdi anlamı vermek, İblis'in kafirliğinin önceden mevcut olduğunu iddia etmektedir ki biz buna dair herhangi bir delil bulamıyoruz, aksine meleklere verilen secde emrine kendisinin de dahil olduğu ayetlerde geçen İlla istisna edatından anlaşılmaktadır. Biz yine hatırlatmak isteriz ki biz İblis'in melek mi yoksa cin mi tartışmalarının hiçbir yerinde değiliz ve bu kıssa temsili bir kıssa olup birebir yaşanmış bir kıssa değildir.
Bu sorunun cevabı için cin konusu üzerinde durmak gerekmektedir.
Yine bu konu tartışmaya açık bir konu olup, bazı yorumlar kelimenin gizlilik anlamından hareketle görünmeyen insanlar için veya melekler için kullanıldığı üzerinde olsa da biz Kehf. 50. ayetinde İblis'in cin veya cinlerden olmasını nuzül öncesi Arap toplumunun cin inancı üzerinden giderek anlamaya çalışmanın daha sağlıklı olacağını düşünüyoruz.
Kur'an'ın cin konusu ile ilgili ayetleri alt alta koyarak okuduğumuz zaman Arap cahiliyesinde şirk unsuru olduğu ve onların insanları saptırmasından bahsedilmektedir. Allah'ın elçisi için kullanılan Mecnun yani Cinlenmiş iftirası burada önemli bir noktadır. Arap toplumu bazı kimselerin göklerden haber aldıklarına dair bir inanç taşımakta ve bu haberleri cinler vasıtası ile aldığını iddia etmektedir. Bu noktada Muhammed a.s. da kendisinin vahiy aldığını haber verince mevcut toplum kendi inancı gereği bunun olsa olsa cinler vasıtası ile alınan bir haber olduğunu söylemiştir.
Oysa Kur'an cinlerin insanları saptırdığından bahsederek böyle bir durumun olmadığının yani elçinin Mecnun olmadığını beyan etmiştir. Özellikle cinlerin insanları saptırması dikkate alınarak Kehf s. 50 ayetindeki Kane fiiline İdi yerine Oldu anlamı verilmesi daha isabetli görünmektedir.
Şöyle ki;
İblis, bir isim olmakla birlikte kıssanın ayetlerinde onun sonradan Şeytan olarak vasıflandırıldığını görmekteyiz. İşte İblis'e verilen bu vasfı ve onun cinden veya cinlerden olmasını birlikte düşündüğümüzde ortaya çıkan durum şu olacaktır;
Arap toplumunun cinlerle olan ilişkisi onları tevhid inancından saptırıp şirke bulaştırıyor ve şeytan vasfını alan İblis ise onlarla aynı konumdadır ve insanları saptırıp onları Allah'a ortak koşturarak cehennem ile karşılık görmelerine sebep olacaktır. Bu nedenle Kehf s. 50. ayeti İblis'i cinler ile aynı kefeye koyarak ona uymanın sonucunun ateş olacağını haber vermektedir.
EN DOĞRUSUNU ALLAH C.C. BİLİR.