Kur'an çevirilerini karşılaştırmalı olarak okuyan bir okuyucu, Neml s. 42. ayetinin çevirilerini karşılaştırmalı olarak okuduğunda وَاُو۫ت۪ينَا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِم۪ينَ cümlesinde geçen konuşmanın çevirilere iki farklı kişi tarafından yapıldığının yansıtıldığını görecek, haklı olarak bu çevirilerden hangisinin daha doğru olduğu hakkında kafasında oluşan sorunun cevabını aramaya koyulacaktır.
İlgili ayet Süleyman ve Sebe hükümdarı kıssası içinde geçmekte ve Sebe hükümdarının tahtının Süleyman'a getirilmesini konu almaktadır.
Önce ilgili ayetin Arapça metnini ve iki farklı çeviriyi görelim.
فَلَمَّا جَٓاءَتْ ق۪يلَ اَهٰكَذَا عَرْشُكِۜ قَالَتْ كَاَنَّهُ هُوَۚ وَاُو۫ت۪ينَا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِم۪ينَ
1. çeviri.
Kraliçe geldiğinde, “Senin tahtın da böyle mi?” diye soruldu. “Tıpkı o!” dedi ve ekledi: “Biz bundan önce hakkınızda bilgi sahibi olmuş ve çağrınıza boyun eğmiştik.”
2. çeviri.
Melike gelince: Senin tahtın da böyle mi? dendi. O şöyle cevap verdi: Tıpkı o! (Süleyman şöyle dedi): Bize daha önce (Allah'tan) bilgi verilmiş ve biz müslüman olmuştuk.
Bu iki çevirideki farklılık وَاُو۫ت۪ينَا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِم۪ينَ cümlesinin kime ait olduğu yönündedir. 1. çeviride sözün Sebe hükümdarına ait olduğu görülürken, 2. çeviride ise sözün Süleyman a.s. a ait olduğu görülmektedir. Verdiğimiz örnek çevirilerde, kişilerin yaptığı çeviriyi değil yapılan çeviriyi göstermek esaslı olduğu için kişi ismi verilmemiştir.
Peki, bu iki farklı çeviriden hangisi daha doğrudur, yani konuşmayı yapan kişi Sebe hükümdarı mıdır yoksa Süleyman a.s. mıdır?
Bunun tesbiti için ayetin metninde geçen قَبْلِهَا kelimesini dikkate almak gerektiğini düşünmekteyiz.
Görüldüğü üzere kelimenin sonunda هَا dişil zamiri bulunmaktadır ve çeviri farklılıkları bu zamirin döndürüleceği şey üzerinden kaynaklanmaktadır.
Kıssayı okuduğumuz zaman bu zamirin, kadın olduğu için Sebe hükümdarı için kullanıldığı görülmektedir. Dolayısı ile 42. ayette geçen قَبْلِهَا kelimesindeki هَا dişil zamirinin Sebe hükümdarına döndürülmesi daha doğru olacaktır.
Bu zamiri Sebe hükümdarına döndürdüğümüz zaman 42. ayetteki konuşmanın şu şekilde gerçekleştiği anlaşılacaktır.
---- Neml s. 42- Ne zaman ki o geldi, ona: "Senin tahtın bu gibi miydi?" denildi. O : "Sanki o, ta kendisidir" dedi: "Ondan önce o bilgi bize verilmişti ve biz teslim olanlar olmuştuk."
Bu çeviriyi önce hiçbir parantez açmadan verdik ve cümlede geçen Gablihe "Ondan önce" kelimesinin karşılığı müennes zamiri Sebe hükümdarına döndürdüğümüz takdirde "O kadından önce" olacaktır.
Şimdi sorarız "O kadından önce" kelimesini kullanan kimse Sebe hükümdarı mıdır yoksa Süleyman a.s. mıdır?
Verilecek cevap "Konuşan elbette Süleyman a.s. dır çünkü bir kadının kendisi için O hükümdardan önce şeklinde bir ifade kullanması uygun düşmeyecektir" olacaktır.
Dolayısı ile Neml s. 42. ayette وَاُو۫ت۪ينَا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِم۪ينَ cümlesini söyleyen kişi Süleyman a.s. dır ve çevirinin daha net anlaşılması için bu konuşmayı yapanın Süleyman a.s. olduğuna dair bir parantez açılması gerekmektedir.
Buna göre çeviri şu şekilde olacaktır.
---- Neml s. 42- Ne zaman ki o geldi, ona: "Senin tahtın bu gibi miydi?" denildi. O : "Sanki o, ta kendisidir" dedi. (Süleyman): "Ondan (hükümdardan) önce o bilgi bize verilmişti ve biz teslim olanlar olmuştuk" (dedi).
Şimdi burada, "Peki bu kadar basit bir konu hakkkında neden iki farklı çeviri yapılmış, bu çevirileri yapanlar hiç mi bilmiyor Arapçayı?" diye bir soru sorulabilir.
Bu çevirileri yapanların büyük ekseriyeti elbette Arapçayı biliyor ve zamirin mercii konusunda bilgileri de mevcuttur. Ancak ilgili zamirin neye döndürüleceği konusunda görüş farklılıkları bulunmasından ötürü böyle bir farklı çeviri yapıldığını düşünmekteyiz.
Aşağıda konuşmayı Sebe hükümdarı tarafından yapıldığını yazan meallerin ilgili zamiri neye döndürdüğünü görünce konu daha net anlaşılacaktır.
---- Hükümdar gelince, tahtın bumuydu dendi, o da ona pek benziyor zaten daha önce de Süleyman'ın peygamberliğini bilmiş, anlamıştık ve teslim olmuştuk dedi.
Bu çeviride ilgili zamir Süleyman'ın peygamber oluşuna gönderilmiştir.
---- Böylece (Belkıs) geldiği zaman ona: “Senin tahtın böyle miydi?” denildi. (O da:) “Sanki onun (benzeri, hatta) tıpkısı gibi!” demişti. (Bu olaya şahit olan mü’minler ise: “Çok şükür ki) Bize daha önce verilen bilgi (ve nebi sayesinde) Müslüman olduk” (diye sevinmişlerdi).
---- (Belkıs oraya) gelince, kendisine “Senin tahtın da böyle mi?” denmiş, o da “Sanki o! Bu olaydan önce bize bilgi verilmiş ve biz müslümanlar olmuştuk.” demişti.
Bu çeviride ise ilgili zamir Müslüman olmaya gönderilmiştir. Örnekleri çoğaltmak mümkündür, görüldüğü üzere ilgili zamirin gönderdildiği merci yoruma dayalı kişisel kanaatlerdir. Oysa konuşmada geçen ilgili zamirin Sebe hükümdarına döndürülmesi gerektiği düşünüldüğünde ve bu yönde bir çeviri yapıldığı takdirde konuşmanın Süleyman a.s. tarafından yapıldığı ayan beyan ortadadır.
Hasılı kelam; Neml s. 42. ayetinde وَاُو۫ت۪ينَا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِم۪ينَ cümlesi, Süleyman a.s. tarafından söyelenmekte ve bu durumu yansıtan çevirilerin daha isabetli olduğunu düşünmekteyiz.
EN DOĞRUSUNU ALLAH C.C. BİLİR.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder