Bakara s. 54. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bakara s. 54. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2026 Cuma

Bakara s. 54. Ayetinde Geçen Faktulu Enfüseküm Emrinin Çevirileri Üzerinde Bir Değerlendirme

Kur'an'ı Türkçe meallerden okuyanlar, Araf ve Taha surelerinde İsrailoğulları'nın Firavun zulmünden kurtulup denizin karşı kıyısına geçtikten sonra Musa a.s. ın kırk günlüğüne Tur'a çıkmasının ardından Samiri tarafından yapılan buzağı heykelini ilah edindikleri ile ilgili ayetleri bilmektedir. Bizim asıl konumuz, bu olayın ardından gelişen olaylar ile ilgili olarak Bakara s. 54. ayetinde Musa a.s tarafından topluluğuna söylenen "Faktulu Enfüseküm" emrinin tefisrlerdeki farklı yorumlar ve Türkçe meallerdeki farklı karşılıklarından hangisinin daha isabetli olabileceği yönünde bir fikir yürütmeye çalışmak olacaktır.

Bu ayet üzerinde yapılan tefsirlerin 3 ayrı biçimde yorumlandığı görülmektedir. 1- Kendinizi öldürün. 2- İçinizdeki buzağı sevgisini öldürün (mecaz anlam) 3- Buzağıyı ilah edinip de ardından tevbe etmeyenleri öldürün.

Birinci anlam istisnaları olmakla birlikte pek kabul görmemiş, fakat ikinci anlam ağırlıklı olarak kabul görmüş hatta bu kabul Türkçe meallerin pek çoğuna yansımış, üçüncü anlam da ikinci kadar olmasa da kabul görmüştür. Türkçe mealler ağırlıklı olarak 2. ve 3. anlamları Faktulu Enfüseküm emrinin karşılığı olarak çevirilerine yansıtmıştır.

Bu farklı çevirileri okuyan bir kimse bu iki farklı yorumdan hangisinin daha doğru olabileceği yönünde bir arayışa gidecektir. Bu olay tarihi bir vakıadır ve Tevrat'ın Mısırdan çıkış bölümünün 32. bölümünde bu olay hakkında bilgiler olup, o gün üç bine yakın kimsenin öldürüldüğü hakkında bilgi olmuş olsa da biz düşüncemizi bu bilgiye dayandırmayacak, Kur'an üzerinden giderek bir sonuca ulaşmaya çalışacağız.

Bu olay Taha s. ve Araf s. 148- 154. ayetler arasında anlatılmaktadır. Özellikle bu surenin 152. ve 153. ayetleri dikkate alındığında Musa a.s. ın Tur dönüşü sonrası ortada halen iki grubun olduğu görülmektedir.

---- 152- Şüphesiz ki o kimseler, o buzağıyı (tanrı) edindiler, onlara o yakın yaşamda kendilerinin Efendisinden bir hiddet ve bir aşağılanma kavuşacaktır. Ve biz o (yalan) yakıştırıcılara işte böyle karşılık veririz.

---- 153- Ve o kimseler ki o kötülükleri işlediler, sonra bunların arkasından itaate döndüler ve inandılar. Şüphesiz ki senin Efendin, bunların arkasından kesinlikle çok bağışlayıcıdır, şefkati süreklidir.

Bu ayetlere göre buzağıyı ilah edinenlerin bir kısmı hatalarından geri dönmüş pişman olmuş, bir kısmı ise hatalarından dönmemişlerdir. Bakara s. 54. ayetindeki emrin ne anlama gelmiş olabileceği yönünde bir fikre varmak için bu ayetler önemli bir role sahiptir.

Şimdi ortada mevcut iki grubun var olmasını dikkate alarak Bakara s. 54. ayetini okuyabiliriz.

---- 54- Ve bir zaman Musa, kendi topluluğuna: "Ey topluluğum, şüphesiz ki siz o buzağıyı (tanrı) edinmekle kendi benliklerinize haksızlık yaptınız. Haydi siz, kusursuz var edeninize (itaate) dönün de faktulu enfüseküm. Bu, sizin için kusursuz var edeninizin yanında daha hayırlıdır. Böylece O size lütufla döndü. Şüphesiz ki O, lütufla çokça dönücünün, şefkati süreklinin ta kendisidir" demişti.

Ayette geçen Faktulu enfüseküm emrini özellikle metniyle bıraktık ki ne anlama gelmiş olabileceğini tayin edelim.

Tefsirlerdeki ve Türkçe meallerdeki yorum farklılıkları, ayette bulunan Enfüseküm kelimesine nasıl karşılık verilmesi gerektiğinden kaynaklanmaktadır. Bu kelimenin geçtiği diğer ayetlere bakıldığında karşılık olarak bağlama göre Kendinizi veya Birbirinizi şeklinde anlam verildiği görülmektedir. Aynı kelime bu ayetin içinde 2 yerde geçmekte ve çoğu meal buna Kendinizi şeklinde anlam vermektedir.

Ayette geçen kelimenin ilk geçtiği yerde Kendinize şeklinde verilen anlamda herhangi bir problem olmasa da, kelimenin ikinci geçtiği yerde Kendinizi şeklinde verilen anlam sıkıntılıdır. 

Durumu şöyle izah etmeye çalışalım; Faktulu enfüseküm kelimesi hem Kendinizi öldürün anlamına hem de Birbirinizi öldürün anlamına gelebilir. Asıl mesele bu iki anlamdan hangisinin bu emre verilmesi gerektiği üzerindedir.

Ağırlıklı yorum Kendinizi öldürün şeklinde olup, bu sefer sanki Kendi kendinizi öldürün şeklinde bir emri taşıdığı çağrıştırması ve bu emrin çoğu müfessir tarafından istisnaları olsa da böyle anlaşılmaması gerektiği düşünülerek Faktulu kelimesinin mecazi anlamda kullanıldığı yönünde görüşler ağırlık kazanmış, bu emrin nefis terbiyesi anlamında bir öldürme anlamını taşıdığı sonucuna varılmıştır.

Fakat bu anlamın da kendi içinde sorunlar barındığını da söyeleyebiliriz. Şöyle ki;

Katele kelimesi türevleri ile birlikte Kur'an içinde toplam 170 yerde geçmektedir ve bu geçişlerinin hiçbir yerinde bu kelime mecazi anlamda kullanılmamıştır. Elbette buna "Bu kelimenin geçtiği diğer 169 yerde hakiki anlamda kullanılmış olması diğer geçtiği 1 yerde de hakiki anlamda olmasını mı gerektirir, burada mecazi bir anlam da kullanılmış olamaz mı?" şeklinde bir itiraz gelebilir.

Bu itiraza da şöyle bir cevap verebiliriz;

Biz inancımızı ve bilgilerimizi önce Kur'an'a teyid ettirmek durumundayız. Nefsi Öldürmek demek eğer nefsi terbiye etmek, kötü duyguları içimizden atmak şeklinde bir anlama sahipse bunun Kur'an'dan bir delili olması gerekir. Bu deyim tasavvuf düşüncesinden ithal edilmiş bir düşüncedir ve nefsi kötü duygulardan arındırmanın Kur'an'i karşılığı Nefis tezkiyesidir. Bizim kanaatimiz, kelimenin hakiki anlamda bir öldürme olduğu yönünde görüşe sahip olanların yanındadır.

Bu noktadan hareketle Bakara s. 54. ayetinde geçen Faktulu enfüseküm emrinin, Araf s. 152. ve 153. ayetlerindeki iki grubu dikkate alarak taşıdığı anlamın Birbirinizi öldürün olması daha yakın gözükmektedir. Yani emir, tevbe edenler tevbe etmeyenleri öldürsün anlamı taşımaktadır. Çünkü ortada aynı toplum içinde şirkinde ısrar eden ve dönmeyen bir topluluk vardır.

Bu defa da Taha s. 95- 98. ayetler arasında Samiri'nin sorgulanması ile ilgili ayetlerden anlaşıldığı üzere onun neden diğerleri gibi öldürülmeyip de sürgünle cezalandırıldığı hayatta bırakıldığı haklı olarak sorulacaktır.

Bu soruya da şöyle bir cevap verebiliriz;

Evet Samiri İsrailoğulları'na ilah edinmeleri bir buzağı yapmıştır fakat onun sorgulanması sırasında söylediği şu sözler üzerinden onun neden öldürlmediği konusunda bir çıkarımda bulunabiliriz.

---- 96- O: "Ben o şeyi gördüm ki onlar onu göremediler, bu yüzden o elçinin izinden (öğretisinden) bir avuç avuçlamıştım, fakat onu fırlatıp attım. Ve kendi benliğim beni işte böyle hırslandırdı" dedi.

Bu sözler, bizlere en azından Samiri'nin şirkinde ısrarcı olmadığı yönünde bir fikir verebilir ve öldürülmeme nedeni de onun şirkinde ısrarcı olmaması, muhtemelen geri dönüş yapması olabilir.

Sonuç olarak; Bakara s. 54. ayetinde geçen Faktulu enfüseküm emri, mecazi bir anlamda nefsin öldürülmesi değil, hakiki anlamda bedenlerin öldürülmesi, yani İsrailoğullarından buzağıyı ilah edinip de şirkinde ısrar edenlerin tevbe edip dönenler tarafından öldürülmesi anlamını taşımaktadır. Bizi böyle bir kanaate vardıran nokta Katele kelimesinin Kur'an'ın hiçbir yerinde mecazi anlamda kullanılmaması ve Enfüseküm kelimesine kendinizi değil de Birbirinizi anlamının verilmesinin daha uygun olması nedeniyledir.

Tasavvuf düşüncesinden ithal edilen Nefsin öldürülmesi şeklinde bir anlamın bu ayete verilmesinin uygun olmadığı, eğer ayet ile ilgili bir çıkarım yapılacaksa Kur'an ayetleri üzerinden delillendirilerek yapılması daha uygun olacaktır.

                                        EN DOĞRUSUNU ALLAH C.C. BİLİR.