4 Temmuz 2011 Pazartesi

Adem a.s İblis Kıssası 3 ve Cin Kavramı (Hicr s.)

adem as ile iblis kıssası kur'anda 3. olarak hicr suresi 26. ile 50. ayetleri arasında geçmektedir. Konu ile iligili ayet meallleri şöyledir.  

26- Andolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.
27- Ve Cann'ı da daha önce 'nüfuz eden kavurucu' ateşten yaratmıştık.
28- Hani Rabbin meleklere demişti: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım."
29- "Ona bir biçim verdiğimde ve ona Ruhum'dan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın."
30- Böylece meleklerin tümü, topluca secde etti.
31- Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp-dayattı.
32- Dedi ki: "Ey İblis, sana ne oluyor, secde edenlerle birlikte olmadın?"
33- Dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın beşere secde etmek için var değilim."
34- Dedi ki: "Öyleyse ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş-bulunmaktasın."
35- "Ve şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir."
36- Dedi ki: "Rabbim, öyleyse onların dirileceği güne kadar bana süre tanı."
37- Dedi ki: "Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın."
38- "Bilinen günün vaktine kadar."
39- Dedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım."
40- "Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna."
41- (Allah) Dedi ki: "İşte bu, Bana göre dosdoğru olan yoldur."
42- "Şüphesiz, azmışlardan sana uyanlar dışında, senin Benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiçbir gücün yoktur."
43- "Ve hiç şüphe yok, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir."
44- Onun yedi kapısı vardır; onlardan her bir kapı için bir grup ayrılmıştır.
45- Gerçekten takva sahibi olanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır.
46- Oraya esenlikle ve güvenlikle girin.
47- Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar.
48- Orda onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar ordan çıkarılacak değildirler.
49- Haber ver kullarıma; şüphesiz Ben, Ben bağışlayanım, esirgeyenim.
50- Ve şüphesiz azabım; o acıklı bir azaptır.     

26.ve ayetlerde kıssaya başalamadan önce insanın ve cinnin yaratılışı anlatılmaktadır. Ayette "cannün" kelimesi geçmesi zariyat suresi 56. daki " ben insi ve cinni ancak bana ibadet etsinler diye yarattım "   ayetinden anlamaktayızki  Allah cc kendisine ibadet etsinler diye iki varlık kategorinden bahseder "ins ve cinn" bu kelimeler sözlük anlamı itibarı ile "ins" gözle görülen varlıklar, "cinn" gözle görülmeyen varlıklar anlamındadır. "cinn" ile "cannun" kelimesi arasında bu bakımdan bir anlam birliği olduğu açıktır. "cinn" kavramına bazı kişiler "insan anlamı yüklemelerine ve arapçada bu kelimenin bazı yerlerde insanlar için kullanılmış olmasına rağmen kur'anda "cinn" kavramı ıstılahi olarak kulluk ile yükümlü bizim gözümüzle görmediğimiz varlıklar anlamına kullanılmıştır. rahman suresi 39  da " o gün ne inse nede canna günahıdan sorulmaz  " şeklindeki ayetten anlamaktayızki  her iki varlık kategorindekilerde işlediklerinden   dolayı hesaba çekileceklerdir. Burada dikkatimizi çekmesi gereken nokta 27 ayetteki" daha önce " kelimesidir insandan daha önce yaratılmış bir varlığada  insan dediğimiz takdirde insanın iki yaratılış maddesi ortaya çıkarki buda kur'anla örtüşmez. "cinn" kavramını daha sonra inş müstakil bir yazıda incelemek amacıyla kıssaya devam edelim.  

28. ayette daha önce geçen surelerde anlatılmayan insanın yaratılış özü anlatılmaktadır " min salsalin min hameun mesnun". 29. ayette yine daha önceki bölümlerde anlatılmayan "  ona ruhumdan üflediğimde"  ibaresini görüyoruz. Acaba bu ruh üflemek ne anlamına geliyor?. Bu konuda bilhassa tasavvuf tarafından üretilen "insan Allahtan bir parçadır" gibi vahdeti vücud inancının şirk düşüncesi olduğunu söylemekle yetinip "ruh üflemenin" ona canlılık kazandırmak anlamına geldiğini belirtelim.  Ve ayetlerin devamında ademe secde emri ve iblis hariç bütün meleklerin emre uyduklarını görmekteyiz. Burada iblsin araf suresindeki secde etmeme gerekçesi olarak kendi yaratılış özünün ademin yaratılış özünden daha üstün olduğunu idda etmesine karşılık burada yaratılış gayesinin ona secde etmek olmadığını idda etiğini görüyoruz. Bizler kur'an kıssalarında aynı olayın farklı ibarelerle anlatımlarına takıldığımız zaman kıssadan alınması gereken ibreti maalesef alamamış oluruz. Öyleyse bu farklı ibarelerin amacı bizlere neyi göstermektedir?.  Allah cc bizlere iblisin şahsında , bizimde düşme tehlikesi içinde bulunduğumuz yanlışları göstermektedir. araf suresinde kendisinin ateşten yaratılmış olduğunu, ademin ise çamurdan yaratılmış olduğunu öne sürerek Allahın emrine rağmen ona isyan etmiştir.Bizlerede bu olay göstermektedirki  yapacağımız bir kıyaslama kendi hevamızın ürünü değil Allahın vahyinin bir ürünü olması gerekmektedir. Kıssanın bu suredeki bölümündeki secde etmeme gerekçesini " ben kuru çamurdan şekillenmiş bir balçıktan yarattığın beşere secde etmek için var değilim" diye açıklamaktadır. Zariyat s. 56 daki " ben insi ve cinni ancak bana ibadet etsinler diye yarattım"  ayetine muvafık olarak o emre diğer melekler gibi itaat etmesi gereken iblisin bu sözü , günümüzde hayatın gayesini yemek , içmek, gezmek, uyumak vs gibi zanneden ibadet  gayesini bir tarafa atan insanların söylemi ile örtüşmektedir.           

Devam eden ayetlerde bu isyanının neticesi olarak kovulması ve kıyamet gününe kadar mühlet istemesi ve bu mühletin verildiğini görmekteyiz. Araf suresinde17. ayette  geçen " onlara önlerinden ,arkalarından,sağlarından, sollarından yaklaşacağım" sözünün bu yaklaşımın ne şekilde olacağının daha geniş bir açılımı karşımıza çıkıyor."dünya hayatını süsleyip onlara çekici göstermek" şeklindeki vaadinin bugün insanların çoğunda tezahür ettiğini gördüğümüzde bu yaklaşma şeklinin ne kadar başarılı olduğu görülür.  40. ayette kendi dilinden, bu yaklaşımına prim vermeyecek olnalarıda görmekteyiz. "ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna" ayeti şeytana uymamanın yolunu bizlere Allaha ihlaslı bir şekilde kul olmaktan geçtiğini  öğretiyor. Ve Allah cc bunun dosdoğru bir yol olduğunu teyid ediyor. 42. ayette   " şüphesiz azmışların dışında benim kullarım üzerinde zorlayıcı bir gücün olamaz" ayetinin metnindeki "el ğavin" in bir örneği aynı kelime ile araf suresi 175. ve 176. ayetlerde geçmektedir.    

175- Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat. O, bundan sıyrılıp-uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu.
176- Eğer Biz dileseydik, onu bununla yükseltirdik. Ama o yere meyletti (veya yere saplandı), hevasına uydu. Onun durumu, üstüne varsan dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir. Artık gerçek haberi onlara aktar. Ki düşünsünler   



Bu insanların varacağı yer ve o yerin  büyüklüğü "yedi kapılı" olması ile ifade edilmektedir . Arapçada 7 den maksat çokluk ifade etmesi olup girilecek yerin büyüklüğü bizlere anlatılmaktadır. kaf suresi 30. da" o gün cehenneme doldunmu deriz. "daha yokmu" der"  ayetinden anlaşıIacağı üzere cehennemin büyüklüğü oradada ifade edilmektedir. Ve kıssanın sonu şeytanın iğvasına uymayıp Allahın emrine tabil olan muhlis kulların akıbeti ile son bulmakta  ve Onların akıbeti ebedi cennet ve o cennette karşılaşacakları nimetler anlatılmaktadır. EN DOĞRUSUNU ALLAH CC BİLİR.                              

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder